Puan vermedi·112 syf.··Beğendi
· Kalem değil FİNDEL
Yazarın, her öğrenciye bir dokunuşta bulunup "hadi ayağa kalk çağımız senin akıl almaz hayal dünyandan; özgüvenle, varlığını hissettirecek şekilde çıkacak olan fikir ve ürünlerinle değişecek" deyişi beni bile bu koltuğumdan kaldıracak neredeyse. Ama benim online ders mi desem dert mi desem bilemedim ama işte her neyse, online derslerim var. Bu koltuk ise benim gibi bir vücudu kaldıran bir emektar ve oturduğum yerden bu cümleleri yazabilmek ise bir umutt. Şimdi kitabı daha iyi anlamak amacıyla bir yerden başlayalım. Evet buyrun efendim.
Bunun Adı FİNDEL(FRİNDLE )
Sanırım öcelikle biraz yazardan bahsedeceğim çünkü bir kitabı incelemeye çalışmak için önce yazarı yani bu yapının mimarını tanımak gerekir.
Andrew Clements
Edebiyatı, zarifliği ve dili kullanış biçimini nesillere aktarmaya çalışan bir emektar, bir öğretmendir, Clements.
Böyle bir kitabın ancak öğrenciyi ve öğrencinin düşünürken ki kafasında zıplayan ip cambazını iyi tanıyan, öğrencinin sadece kulaklarına değil kalbine de dokunan bir öğretmenin yazabileceği ve yazanın da bir öğretmen olduğu okunurken bile farkediliyor.
Bu farkedilişten yaklaşık olarak bir yıl sonra bu incelemeyi yazmaya çalışmamın nedeni kitabı tekrar okuyup daha yeni yeni anlamlandırmam oldu. Kendimi yavaş yavaş kitaplara inceleme yazma hakkı tanıyorum. Bir inceleme yazarken biraz özgüvensiz olurum nedeni ise kendimi kitaba layık bulmamamdır ve işte benim az birikmiş kelime havuzumla size bu kitabın konusunu, varlığını aktarmaya çalışacağım işte basit, naçizane cümlelerim...
Var olanların dışına çıkmak... Mutlak doğru kabul ettiklerimizi aslında değişmez olmadığını kabullenmek... Kaleme bu "findeldir" dendiğinde bakılan bakışlar…Okurken hep kendime şunu sordum: " Ben neden buna ......... şekilde hitap ediyorum ki?"
Kitap gerçekten bir çocuk kitabı için çok düşündürücü, her ne kadar çocuk olan okuyucu kendini hikayenin olay örgüsünde kaybetse de, aslında içerisinde oldukça alınması gereken mesajların olduğu okuyucu tarafından farkedilmiştir. Değişmeye çalışan aslında bir çok şeyi farketmeye yardımcı olacak olan kişinin karşısına çıkan öğretmenin samimiyetine ne demeli peki.
Öğrenciyi okul içinde ünlü yapan şey nedir? Başarı mı? Zariflik mi ? Ya da yetenek mi? Hayır kitaba göre hiçbiri.
Cevap: Öğretmeni bir konu hakkında yenmek… Her çocuğun rüyası, dileği, arzusu…
Bu kitap hem bir öğrenciyi hem de bir öğretmeni müthiş anlatmış verdiği mesajlardan birini kısaca size aktarmaya çalışacağım.
Nick müdüre sorar "Neden benim bu mücadeleme bu kadar karşı çıktınız?" öğretmenin verdiği cevap ise şuan bulunduğumuz çağı ve dünyayı anlatan bir cevaptır.
Hayatta iyilerin farkedilip yükselebilmeleri için kötüler olmalıdır. Olmalıdır ki insanı ya da okuyucuyu kendisine çeksin. Tıpki siyahın içinde beyazın; beyazın içinde siyahın farkedildiği gibi. Hangi kişi kolay elde edilen bir başarıyı önemser ya da bir mücadele olarak nitelendirir.
Öğretmenin şu ifadesi ise beni bir farklı hissettirdi:
Her hikayede bir kötü, yolunda gitmek isteyen kişinin önüne taş koyan biri vardır…
Bu da bu yazımın sonu olsun:/
Herkese iyi okumalar dilerim:))
Kesinlikle kitabı öneriyorum.
Koronasız günler umuduyla iyi günler dilerim.