·134 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2020 11:55 Sait Faik Abasıyanık'tan okuduğum ilk kitaptı, Son Kuşlar. Öykü kitabı olduğu için belirli bir konusu bulunmuyordu. Kitaba adını veren ise "Son Kuşlar" adlı öyküydü. Zaten benim de en sevdiğim öykü o oldu. :)
Sait Faik'in deniz aşkı, Ada'ya olan aşkı... Bunları okumak içinizde büyük bir sükûnun peyda olmasına sebebiyet veriyor. Ada'nın coğrafi konumu sebebiyle betimleyecek o kadar fazla şey var ki... Zaten yazar da çok ama çok hoş betimlemelerle Burgazada'nın o güzel sokaklarını, denizini ve daha birçok şeyini anlatıyor. Hatta o kadar güzel anlatıyor ki kısa bir süre Adalar'da yaşamak bile isteyebilirsiniz, benim başıma geldiği için söylüyorum bunu.
Ellili yıllarda Adalar'da çok yoğun bir Rum nüfus varmış. Sait Faik de bu Rum vatandaşlarla arasındaki diyaloğu ve yüz göz olduğu bambaşka vaziyetleri anlatıyor. Benim ise en çok hoşuma giden nokta hikâyelerindeki coşku. Coşkulu bir insan tasviri var. Sait Faik, içindeki insan sevgisini ve onları görmekte olduğu andaki coşkusunu döktürmüş adeta. Okurken hafifçe tebessüm ettiriyor, düşündürüyor ve Burgazada'da yaşamayı istemenizi sağlıyor bilfiil...
Benim bu güzel öykü kitabı hakkında söyleyebileceklerim bu kadar. Uzun soluklu romanları bitirdikten sonra bir nebze olsun rahatlamak istiyorsanız, denize, Adalar'a ve doğaya kavuşmak istiyorsanız Sait Faik'in öyküleri tam size göre.
"Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı.
Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi."