Üzülerek belirtmeliyim ki yılın son kitabını keyifle beğenerek okuyamadım. Neden diye soracak olursanız 80 darbesini yaşayanlar için nostalji denebilecek bir kitap fakat ben ve benim kuşağım için kadınların sürekli çalıştırıldığı, söz haklarının olmadığı, seslerinin çıkmadığı, yemeklerin bile önce erkeklere yedirildiği kalanlarla hem çocukların hem kadınların karnını doyurmaya çalıştığı, meyvenin bile en iyi yerinin erkeklere verildiği fakat örneğin karpuzu, kabuğunun kaşıkla sıyırılıp çocuklara yedirildiği - ki erkekler bu durumun farkında bile değiller kendilerine nasıl geliyorsa kadın ve çocuklarına da aynı şekilde gittiğini düşünüyorlar - ana karakter olan küçük kız Verdek'in nedenini bir türlü anlayamadığım bir şekilde tüm mahallenin hizmetine koştuğu - toz alma olsun bakkala gönderilme olsun yerleri silip süpürme olsun - bir kitap. En çok sinirimi bozan şey ise evin halası çalışıyor. Paçalı don yerine altına kilot giyiyor ve evin babannesi sofrada babası ve abilerinin yanında eteğini kaldırarak kilot giydiğini söyleyip kızın namussuz olduğunu ileri sürerek bir sürü hakaret ediyor. Ardından da Verdek'in babası halasına yani o kilot giyen kıza tokat atıyor. Kanım dondu bu kısmı okurken. Gerçekten sinirlendim.
Diyeceksiniz ki günümüzde doğuda hala öyle. Evet öyle biliyorum ama en azından kitaplardan kadınlar buna bir dur demeli bana göre. Kitap bizim için bir yol gösterici ise bu konuyu normal bir şeymiş gibi işlememeli. Kitabı yarıda bıraktım evet. Neden? Çünkü her çevirdiğim sayfada bu durumu değiştirmek adına bir şeyler yapmalarını bekledim kadın karakterlerin. Ama dedim ya sesleri bile çıkmıyor. Bunu kabul etmiyorum ve kaldıramıyorum. Size tavsiye eder miyim peki?
Dediğim gibi darbe dönemi ve sonrasını yaşayanlar için nostalji kabul edilebilir. Okuyabilirler. Ama kendi kuşağım için tavsiye etmiyorum.