·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Aralık 2020 03:49 Çocukluğumdan beri bildiğim bu hikayeyi 40 yaşında okuduğumda, bilmediğim bir hikaye okuduğumu farkettim. Bazen gençliğimde okuduğum kitapları tekrar okurum ve asla ilk okuduğumda hissettiklerimi hissetmem. Bu da "bir kitabı asla iki defa okuyamazsınız" önermesini doğruluyor.
Gerçek aşkla sevilen bir canavarın insana dönüşmesi bir metafor mu diye düşündüm. Bilmiyorum belki de gerçek olamayacak kadar güzel bir hayaldir. Sevmek mi insanı değiştirir, sevilmek mi? Ya da şöyle sorayım: "Tekme ve tokatla düzeltemediğimiz insanları sevgimizle iyileştirebilir miyiz?" Ya da olay aslında şu mu: " Çirkin hep çirkindir. Değişen o değildir. Ona sevgiyle bakan gözlerdeki yansımasıdır."
Peki Çirkin'i gerçek aşkla sevmesi gereken kişi neden güzeldir? Çirkin biri olsaydı ya. Çirkin neden gerçek aşkı bir güzelde aradı? Bu neden dünyanın en güzel kızı olmak zorundaydı? Çirkinler güzel sevemez mi yani? Sadece güzeller mi gerçek aşkı bilir?
Ya şu değişim olayı şart mı? Sevilen kişi ille de mutasyona uğramak zorunda mı? Sevilmenin karşılığı kendini değiştirerek mi verilir? Bir şeylerden fedakârlık etme zorunluluğu gerçekten de gerekli midir aşkta?
Biliyorum, incelemeden çok bir soru yağmuruna döndü bu. Ama cevapları bulamadığım için soruları sormak durumundayım. Kafam hayli karıştı. Bir çocuk masalından dolayı hayatı bu kadar sorgulayacağım aklıma bile gelmezdi. Bir yaşıma daha girdim.
Son bir soruyla incelemeyi bitirmek istiyorum: "Güzel, Çirkin'in öldüğünü sandığında onu sevdiğine kanaat getirebildi ancak. İnsanoğlu kaybetmediği şeyleri sevebilme kabiliyetine neden sahip değil? Gerçekten bu kadar geri zekalı mıyız? Yoksa böyle şeyler sadece masallarda mı olur?"