Puan vermedi·240 syf.··
2020 94. kitabı
Açıkçası çok fazla beğenmediğimi söylemek istiyorum. Yine ve yine büyük umutlarla başlayıp biraz fos çıkan bir kitap. 240 sayfa olması sebebiyle bir günde okuyup bitirdim. Dili çok akıcı, öyle zorlayıcı bir dili yok yani. Ama olaylar o kadar çok yavaş ki. 240 sayfa boyunca karakterlerin sanki yemesini, içmesini, ev toplaması gibi sıradan işleri okuduğumu hissediyorum. Elle tutulur pek bir şey yoktu. Fakat yalnızlık üzerine yazılmış çok güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden puan verirken zorlanacağım. Marin, büyük babasının yanında yaşayan genç bir kız. Evleri o kadar büyük ki, evin yarısını daha görmemiş. Büyük babası tam bir romantik. Evde sürekli şarkı söylüyor ve sevgilisi Birdie denen kadından gelen mektupları okuyup, onlara cevap yazmakla meşgul. “Bir mektup yazarsan, karşılığında mektup alırsın,” gibi bir cümleyi torununa günde 100 kere falan söylüyor. Başkarakter Marin liseden mezun olduğu yaz büyük babasını kaybediyor ve kimseye bir şey demeden evden gidiyor. En yakın arkadaşı Mabel ile bile iletişime geçmiyor. Ki Mabel ve Marin geçmişte romantik bir ilişkinin içindelerdi. Aslında kitapta romantik bir ilişki yerine arkadaşlığın daha ön planda olmasını daha çok sevdim. Sadece bu yüzden puan verebilirim. Çok ama çok yavaş ilerleyen bir kitap. Marin neden kimseye bir şey demeden evden kaçmış diye düşünüp duruyoruz. Kaldığı yurtta herkes yılbaşı için eve giderken orada kalan tek kişi Marin. Mabel onu 3 günlüğüne ziyarete geliyor. Hem arkadaşını geri kazanmaya hem de neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Mabel çok akıllı bir karakter bana göre. (Bu karakteri erkek sanıyordum bir yere kadar..) Marin yerine Mabel’i tercih ederdim. Hem ailesi de Marin’e yardım etmek için çok çabalıyor. Marin geri dönmek istemiyor. Çünkü korkunç bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalmış geçmişte. Tamam kötü bir şeydi fakat bu derece depresyonlara girip hiçbir eşyanı evden almadan kaçıp gidecek kadar değil. Bunun biraz abartıldığını düşündüm. Her neyse önerebileceğim bir kitap değil. Yazın okuyacak vaktiniz olursa okuyabilirsiniz. Boş zamanınızda okuyun yani. Ya da okumayın.. Zaten çok yavaş ilerliyor ve elle tutulur bir konu yok. Ama yazarın kelimeleri ve kurduğu cümlelere aşık oldum. Geçirdiği duygular çok güzeldi. Bu konuda ayakta alkışlanır.
We Are OkayNina LaCour · Dutton Books · 2017225 okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.