We Are Okay

Nina LaCour
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
14 Şubat 2017
Yayınevi:
Dutton Books
Orijinal Adı:
We Are Okay
ISBN:
9780399538513
Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
Dil:
İngilizce
Format:
E-kitap
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·240 syf.·
Beğendi
·
2020 40. kitabı
Herkese selam. Aslında amacım yarım kalan Rüzgarın Adı incelemesini bitirip (hatta baştan yazıp, berbat oldu muhtemelen) sonra bunu yazmaktı ama duygularım tazeyken (artık kesinlikle incelemeleri kitabı bitirir bitirmez yazacağım) buna başlamak istedim. Yabancı yayınları bu kitabı çevirdiğinden beri kitap gerçekten çok hoşuma gidiyordu ve okumak istiyordum. Gerek kapağı çok hoştu, gerekse kitabın arkası çok hoşuma gitmişti. Böyle duygusal, yalnızlık temalı kitaplar gerçekten çok hoşuma gider. Ama kitabı alamadığım ve yakın bir zamanda da alamayacağım ve hem kısa hem de ben ingilizce kitap okumaya geri dönmek istediğim için çok cazip bir fırsat gibi geldi ve ben de ingilizce olarak okudum. Kitabı ilk gördüğümde çok beklentiliydim. Sonra sevdiğim bir hesabın düşük puan verdiğini görünce biraz üzüldüm. Ama sonra başka bir sevdiğim hesap ikinci kez okuduğunu ve çok sevdiğini söyleyince, okumaya dünden meraklı olarak yine bir hevesle başladım. Kitapta Marin adlı, melankolik bir kızımız var. Kitabın arkasında da yazdığı gibi, Mabel'ı, kıyafetlerini, eşyalarını, kısacası yaşadığı yeri kötü bir olaydan sonra, yanına sadece telefonunu, cüzdanını ve annesinin fotoğrafını alarak terk etmiş. Mabel onu yüzlerce kez aramasına ve mesaj atmasına rağmen de hiçbir şeye cevap vermemiş. Ve bu böyle epey devam etmiş, Mabel mesajlara ve aramalara son vermiş. Kitapta Mabel'ın birkaç ay sonra Marin'i görmeye gelecek olması ile başlıyor. Marin gergin çünkü en yakın arkadaşına hiçbir şey demeden gitti ve aramalarına de cevap vermedi. Bu yüzden Mabel tatil boyunca, kimsenin olmadığı yurt binasında üç gün onunla kalacağı için gergin. Ama Mabel gelince işler değişiyor. Çünkü Mabel, Marin'in neden bir şey demeden ortadan kaybolduğunu bilmek istiyor. Ve Marin Mabel sayesinde birkaç ay önceki
We Are OkayNina LaCour · Dutton Books · 2017225 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 94. kitabı
Açıkçası çok fazla beğenmediğimi söylemek istiyorum. Yine ve yine büyük umutlarla başlayıp biraz fos çıkan bir kitap. 240 sayfa olması sebebiyle bir günde okuyup bitirdim. Dili çok akıcı, öyle zorlayıcı bir dili yok yani. Ama olaylar o kadar çok yavaş ki. 240 sayfa boyunca karakterlerin sanki yemesini, içmesini, ev toplaması gibi sıradan işleri okuduğumu hissediyorum. Elle tutulur pek bir şey yoktu. Fakat yalnızlık üzerine yazılmış çok güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden puan verirken zorlanacağım. Marin, büyük babasının yanında yaşayan genç bir kız. Evleri o kadar büyük ki, evin yarısını daha görmemiş. Büyük babası tam bir romantik. Evde sürekli şarkı söylüyor ve sevgilisi Birdie denen kadından gelen mektupları okuyup, onlara cevap yazmakla meşgul. “Bir mektup yazarsan, karşılığında mektup alırsın,” gibi bir cümleyi torununa günde 100 kere falan söylüyor. Başkarakter Marin liseden mezun olduğu yaz büyük babasını kaybediyor ve kimseye bir şey demeden evden gidiyor. En yakın arkadaşı Mabel ile bile iletişime geçmiyor. Ki Mabel ve Marin geçmişte romantik bir ilişkinin içindelerdi. Aslında kitapta romantik bir ilişki yerine arkadaşlığın daha ön planda olmasını daha çok sevdim. Sadece bu yüzden puan verebilirim. Çok ama çok yavaş ilerleyen bir kitap. Marin neden kimseye bir şey demeden evden kaçmış diye düşünüp duruyoruz. Kaldığı yurtta herkes yılbaşı için eve giderken orada kalan tek kişi Marin. Mabel onu 3 günlüğüne ziyarete geliyor. Hem arkadaşını geri kazanmaya hem de neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Mabel çok akıllı bir karakter bana göre. (Bu karakteri erkek sanıyordum bir yere kadar..) Marin yerine Mabel’i tercih ederdim. Hem ailesi de Marin’e yardım etmek için çok çabalıyor. Marin geri dönmek istemiyor. Çünkü korkunç bir gerçekle yüzleşmek zorunda
We Are OkayNina LaCour · Dutton Books · 2017225 okunma
3/10
·216 syf.··
2021 12. kitabı
Bir kitap ne kadar vasat olabilirse o kadar vasat olmayı başarabilmiş bir çalışma... Biz İyiyiz'i neden okumaya karar verdim bilmiyorum ama o kararı verdiğim gün keşke başka bir kitap seçseymişim. Haftalarca kitap elimde süründü süründü, okuyup bitirmek için çok çabaladım. İçtim okumaya çalıştım olmadı, yedim okumaya çalıştım olmadı, tek başıma Bodrum sahilinde okumaya çalıştım olmadı, Şebo ile seviştim bir sigara yakıp uzanırken okuyayım dedim olmadı... bu kitap kendini bir türlü okutmadı bana. çünkü içerik diye bir şey bulamadım. 2 kişinin bir yerlere gidip bir şeyler yemesi sonra aynı şeyi tekrar tekrar yapmaları... neyin neden olduğunun zerre ilgimi çekmediği bomboş bir kitap. Hareketli bir hayatım var ve normalde böyle kitaplar benim için bir dinlenme noktası olur diye düşünürüm her zaman. asla öyle düşünmüyorum artık. boş kitap... 3 puan verdim neden 3 verdim onu da bilmiyorum. kapağı güzel diye 3 verdim galiba. bu kitabı sürekli gittiğim bir cafede masada terk etmeyi düşündüm ancak benden sonra gelip merak edip okumak isteyebilecek birini yaşadığım sıkıntının bir benzerine sürüklemek istemedim. kitabı şu an masa lambamın altında yükseltici olarak kullanıyorum. Türkiye'yi terk ederken bir geri dönüşüm kutusuna bırakacağım sanırım...
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
4/10
·216 syf.··
2022 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2022 02:18
Marin, büyükbabası öldükten sonra tamamen kendi kabuğuna çekiliyor ve hatta yurtta kalmaya başlıyor. Tatillerde bile bir yerlere gitmiyor. Yakın arkadaşı Mabel onu ziyarete yurda geliyor. (Kitap eşcinsellikte barındırıyor.) Kitapta büyük sırlar dönüyor. Öyle ki Marin'in bu sırlarını en yakın arkadaşı Mabel bile bilmiyor. 10 numara bir kitap diyemeyeceğim ama çokta kötü değil. Ne bileyim arada kaldım işte :(
Edebiyat
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
Biz İyiyiz
3/10
·216 syf.··
2022 40. kitabı
“Çok fazla şeye ihtiyacın olduğunu düşünerek yaşarsın. Ta ki bir gün yanına sadece annenin fotoğrafını alıp şehri terk edene kadar. Marin, eski hayatıyla tüm bağlarını koparmış ve her şeyi unutmayı seçmişti. Büyükbabası öldükten sonra olanları kimse bilmiyordu en yakın arkadaşı Mabel bile. Fakat evinden çok uzakta olsa da, hatıraları peşini bırakmıyordu. Aylar geçmiş ve kış tatilinde yurt odasında kendisini yapayalnız bulmuşken, Marin sadece bekliyordu. Mabel planladıkları gibi onu ziyarete geldiğinde, söylenmemiş tüm sözlerle ve buz kesmiş kalbiyle nihayet yüzleşmek zorunda kalacaktı.” -Arka kapak yazısından. Tüm kitap boyunca, iki kişinin üç günde gezdiği yerleri, yurt odasında oturmaları ve yediği yemekleri(hep de aynı şeyler ama ne yaparsınız öğrencilik hali) okuyoruz. Bir tutam da travma serpiştirilen hikayeye zaman zaman geçmişteki birkaç anı dahil oluyor ve onlar sayesinde Marin'in hayatındaki her şeyi -en yakın arkadaşını bile- arkasında bırakıp "kaçma" sebebini öğreniyoruz. Aynı anıyı aynı kelimelerle belki yirmi kere tekrar etmesi biraz can sıkıcıydı... Sanırım bu "kısıtlı bir zamanı tüm romana yayma" durumu ister istemez sürekli tekrara düşmeye ve hiç merak uyandırmayan gereksiz detaylara yer verilmesine yol açıyor. Fazla karakter yok, hikayesi karmaşık değil, dili sade. Tam ağır okumalar bunalttığında kafanızı boşaltabilmek adına araya sıkıştırmalık dümdüz bir kitap.
Gençlik
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
Açık uçlu bir kitaptı, Uzun zamandır böyle bir kitap okumamıştım. 'Elinizden bırakıp bir kahve içecek kadar zaman okunmadan durabilecek bir kitap' Ne hissedeceğimi bilemiyorum fakat bildiğim yegane şey, bu kitabı okumanın bana hüzün getirdiği, Birazcık duygulandım, yaşamamam gereken anılarımı hatırlattı bana, durgunum fakat iyiyim. Realist bir roman. Buram buram gerçeklik akıyor paçalarından. Bu roman, etkileyici.
Edebiyat
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
Biz İyiyiz
8/10
·216 syf.··
2021 78. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2021 00:56
Selam millet bugün sizlere sakin ama sırlarla dolu dram yüklü bir kitapla geldim. Kitap rahat okunuyor lakin benim için yeterli bir türe sahip değildi. Ben bol aksiyonlu ve heyecanlı kitapları daha çok seviyorum. Sakin bir kitap bana göre değil ama yinede okudum. Yazarın yazım dili, kalemi farklıydı. Alışıla gelmişin dışında olduğu için bana farklı da gelmiş olabilir tabii. Eşcinsellik içeren bir konuya da sahip olduğunu belirtmek isterim. Okurken dikkate almanız da fayda var. Biraz konusundan bahsedecek olursam; Marin, büyükbabasının kaybettikten sonra geçmişini geride bırakıp şehirden ayrılır. Zaten ebeveynleri olmayan kız büyük boşluğa düşer. Ancak dede ve torun arasında olan sırları en yakın arkadaşı Mabel bile bilmiyordu. Marin'in aşkı aylar geçip bir kış tatilinde yurt odasında yapayalnızken Mabel onu ziyarete gelir. Tüm yaşananları konuşan iki arkadaş aralarındaki kopuklukları telafi edecek mi? En önemlisi de Mabel Marin'in buz kesmiş kalbini onarabilecek mi? ``Çok fazla şeye ihtiyacın olduğunu düşünerek yaşarsın. Ta ki bir gün yanına sadece annenin fotoğrafını alıp şehri terk edene kadar.`` ``Kelimeler anlam ifade ederler fakat anlamlarının arkasında da gerçeklik yatar.`` ``Bu, herkes bir şeylerini yitirir gibi genel mevzu değil. Daha ziyade sanki hayatınızı, benliğinizi elinizden alır, öyle ki yüzünüze baktığınızda o yüz artık sizin yüzünüz değildir.`` ``Her şey çaresizlikten ibaret. Her şey ıstırap çekiyor. Demek istediğim, keder peşinde koşan biri olma. Gerçek hayatta yeterince keder var zaten.`` ``Hayat pamuk ipliği misali ince ve narindir. Herhangi ani bir değişiklikle birlikte ansızın kopabilir.``
1000Kitap
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
8/10
·216 syf.··
2019 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2019 22:37
Hiç bana yakın birinin yasını tutmadım. Dayanılmaz olan bir ölümle karşılaşmadım. Bugüne kadar şanslıydım. Fakat çoğu insanda olduğu gibi benim de en büyük korkum sevdiklerimi kaybetmek. Öldüklerinde iyi olacaklarına dair şüphem yok çünkü inancım gereği bunu hissediyorum ama çok sevdiğim birinin ölümünden sonra hayat nasıl devam eder bilemiyorum. Bu hikâyede "devam edebilmeyi" konu alıyor. Fakat bir bütün olarak bir şeylerin eksikliği hakimdi hikayeye. Tam anlamıyla bağlanamadım olaya. Yargılayacak son insan olmakla beraber duygu eksikliği olduğu kanaatindeyim.
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2020 21:21
Başlarda basit bir hikaye gibi gelmişti bu kitaba neden ödül vermişler ki demiştim ama sonra devam ettikçe sindire sindire okudukça anladım nedenini. Uzun zamandır dram kitabı okumamıştım. Değer verdiğimiz birilerini kaybettiğimiz zaman ki o boşluk ve yalpalamayı o kadar iyi anlatmış ki çok beğendim.
Edebiyat
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma
Kitap hakkındaki düşüncelerim, hissettiklerim
7/10
·216 syf.··
2021 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 11:56
Yabancı yayınlarından çıkan, 2018 Mıchael L. Prıntz ödülü kazanını olan , cildi, kağıt kapağı renkleri ve dokusu muhteşem olan kitap. sanırım genç yazarının da ilk kitabı , en azından Türkçe’ye çevrilen ilk kitabı.. Kitabı okuyup bitirdikten sonra , kitabın içinde bol bol isimleri geçtiği için bir an önce ‘Jane Eyre’ ve ‘Yüzyıllık yanlızlık’ kitaplarını okumam gerektiğini düşündüm. Ayrıca Marin ve Mabel arasında, Frida Kahlo nun bir resmine dair geçen dialoğu da çok sevdim. Şimdi gelelim kitabın konusuna; büyükbabası ile yaşayan , anne babasını kaybeden ve hiç hatırlayamayan Marin’in , büyükbabasını da kaybettikten sonra devam edebilme çabası konu ediliyor, bu arada en yakın arkadaşı olan , duygusal olarak da bir şeyler hissettiği Mabel ile ilişkileri de anlatılıyor bir yandan. Geçmişe yönelik anılara parça parça dönülerek yapılan bir anlatım mevcut. ilk sayfalarında , kitabı fazlası ile yalın, yavan ve basit bulduğumu itiraf etmeliyim. Genç yetişkin romanlarının artık bana uygun olmadığını da düşündüm ve kitabın ödül almasına şaşırdım. Ama son sayfalara doğru anlatılan kurguya ısındığımı, kendime dair bazı anılarıma dönmeme sebep olduğunu farkettim. Çocukluğumda soğuk kış günlerinde, sabahın ilk ışıklarında evden çıkıp okula gitmek için servise yürürken dizime kadar gelen kara ilk ayak basan olmaktan duyduğum o çocuksu haz... üniversitede yurt ortamım, çok sevdiğim oda ve daire arkadaşlarımla gülmeden duramadığımız tatlı sohbetlerimiz.. çok sevdiğim insanları her kaybedişimde kalbimde hissettiğim yas, terkedilmişlik duygusundan kaynaklanan öfke .. evet kitap belki bir baş yapıt değil, olmasını da beklememek gerek. Genç bir yazarın ilk kitabı olarak değerlendirdiğimde, duygularının bana geçmesini sağladı ve bu benim için yeterli oldu. İyi okumalar
Biz İyiyizNina LaCour · Yabancı Yayınları · 2019225 okunma

Yazar Hakkında

Nina LaCourYazar · 5 kitap
Bir lisede İngilizce öğretmeni olarak çalışan Nina LaCour, Kaliforniya'da karısı ve iki kedisi ile birlikte yaşamını sürdürmektedir.