Giriş Yap
summer
@eeyoeyo
but what does it even matter if my intentions are never good? my road to hell isn't paved with good intentions- or bad -it's just my road.
Öğrenci
Yitik Ev
16 Haziran
553 okur puanı
25 Eyl 2016 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
Simon
It feels good to think about. It feels like- shit, I'm crying. It feels awful, but it feels clean.
Sayfa 351 - benim küçük çiçeğim... o kadar üzgünüm ki, keşke sana sarılıp saçlarını okşayabilsem.
summer tekrar paylaştı.
Yol bana dirense de yürümeye devam edeceğim.
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
316 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Herkese selam! Bugün menüde Titan’ın Laneti yorumu var. (Burada olmaya olmaya gerçekten buranın adabı muaşeret kurallarını unutmuşum, şimdiye dek yaptığım en kötü açılıştı. Neyse!) Şimdi Percy’nin diğer kitaplarına yorum yazamadığım için seri yorumu yazmayı düşünmüştüm ama bu kitaba bayıldığım, aşık olduğum, uğrunda birçok gözyaşı ve kahkaha döktüğüm için bir şey yazmasam çok üzülürdüm. O yüzden işte buradayız. Önceki kitabı okumayanlar için spoiler olabilir yorumda, bu yüzden dikkatli olalım. Şuan aklıma kitabı yurt odamda bıraktığım geldi ama bu moralimi bozmamış gibi devam edelim. Canavarlar Denizi kitabını doğruyu söylemek gerekirse öyle çok sevmemiştim. Çünkü belli sebeplerden Kıvırcık yoktu, çok fazla olay vardı, hepsi peş peşe yaşanıyordu ve üçüncü kitapta olduğu gibi bu olayların arasına yerleştirilmiş espriler, komik sahneler ve duygusal sahneler olmadığı içinse okumak biraz sıkıcı olmuştu. Ama bu kitap… tek kelimeyle şahaneydi. Kitap Thalia, Kıvırcık, Annabeth ve Percy’nin yeni haber aldıkları iki melez Bianca di Angelo ve Nico di Angelo’ların peşine düşmeleriyle başlıyor. Ancak Percy arkadaşları birden gözden kaybolunca canavara tek başına hamle yapmaya karar veriyor ve sonra canavarla savaşırlarken Annabeth canavarla uçurumdan aşağı düşüyor ve böylelikle Annabeth’i kaybetmiş oluyorlar. Bu noktada ekipten yine biri gittiği için sinirlenmiştim kitap yine sıkıcı olacak diye ama neyse ki olmadı. Çünkü ekip Artemis ve avcılarının da gelmesiyle daralmak yerine aksine bir hayli genişlemiş oldu. Ama Artemis tehlikeli bir avın peşinden gitmek için avcılarından ayrılırken onları da Percy’lerle beraber geçici bir süreliğine Melez Kampı’na yolladı. Melez Kampı’nda Percy’nin geleneksel kabusları başladı. Annabeth’in kötü bir durumda olduğunu görünce hemen onun yanına gitmek istedi. Aynı şekilde Avcıların lideri Zoe de Artemis’in yardıma ihtiyacı olduğunu hissettiği için ona yardıma gitmek istiyordu. Kısacası herkes farklı nedenlerle bir göreve çıkmak istiyordu. Ve onlar daha kehanet isteyemeden kehanet onların ayağına kadar gelince –gerçekten geldi bu arada- onları durduracak başka bir şey kalmadı. Ancak bir sorun vardı: Percy göreve gidemiyordu çünkü Artemis ve avcıları erkeklerden tüm benlikleriyle nefret ettikleri için Percy’i istemiyorlardı. Yani, Percy teknik olarak göreve gidemedi ama herkesin bunun onu durdurmadığını tahmin ettiğini düşünüyorumddkfh Kitabın konusu genel olarak buydu diyebilirim. Kitabı neden bu kadar çok sevdiğime gelecek olursak da… bilmiyorum sanırım kitap boyunca birçok farklı duygu hissettiğim ve beklemediğim şeyler olduğu için olabilir. Mesela bunları favori şeylerimi söyleyerek anlatmak istiyorum. Bianca ve Nico’nun Melez Kamp’ına gözleri kapalı atlayacağını düşünmüş, Artemis Bianca’ya Avcılar’a katılmayı önerdiğinde yok artık peh, sormaya bile gerek yok demiştim ve Bianca birden yemin mi? Ne yemini? He, o mu? Tamam diyerekten Avcılar’a katılınca bir anda anksiyetem tavan yapmıştı gerçekten. Bakirelik yeminini, sonsuza dek aynı yaşta kalmayı falan filan geçtim, kardeşini nasıl bir anda böyle bırakabildiğini anlamamıştım. Ama aynı Bianca aynı zamanda Nico’da olmayan tek heykeli alabilmek için canından olunca resmen biri kalbimi yerinden aldı söktü, o kadar kötü oldum ki ağladım. Umarım Bianca gerçekten gitmemiştir diyebiliyorum bir tek… Bir diğer olay, Thalia’nın iyi çıkmasıhdkjdfh Yani ben Thalia’nın nedense hep kötü tarafa geçeceğini düşünmüş ve kitap boyunca eline karar verme fırsatı geçtiğinde Titanların tarafına geçeceğini düşünmüştüm. Ama o beni şaşırtarak en zorlu anlarda bile alnı ak, başı dik arkadaşlarının yanında durdu. Hatta Luke ile olan geçmişlerini öğrenip bunun onun için aslında ne kadar da zor olduğunu görünce daha da üzüldüm. En sevdiği ve bir zamanlar uğrunda öldüğü arkadaşlarından birisi kayıp, diğeri de Titanlar tarafına geçip diğer arkadaşını kaçırmış. Gerçekten yüz yüze kaldığı durum aşırı üzücüydü :/ Sadece Thalia’nın sonda yaptığı şeyi yapmasını istemiyordum, her ne kadar kitap boyunca Zoe ile yaşadıkları ve geçmişleri bunu anlamlı kılsa da… Bilmiyorum, Thalia Melez Kampı’na aitti bence ama hala daha kendisini çok seviyorum ve ilerideki kitaplarda da hala daha onu bol bol görmeyi umuyorum. Bir diğer çok sevdiğim olay da Tanrılar oldu tabikii de!! Tanrıları okumayı çok seviyorum çünkü gerçekten çok komikler bence jdkdhfdk Ve bu kitapta ekstra komiklerdi. Apollon’un 17 yaşında ergen erkekler gibi davranması, kış gündönümü toplantısında airpods takması? I mean? Djsklfjkd Aşırı eğlenceli birisiydi. Afrodit’in Percy’e Percy’nin asıl isteği Annabeth’i kurtarmak olduğu için destansı bir aşk izleme umuduyla yardım etmesi falan. Aşırı güzeldi hepsi. Ayrıca Tanrıların bu kitapta çok zahmet oldu ama çocuklarıyla biraz gurur duyup yaptıkları her şey için onları böceğe dönüştürmeyi düşünmemeleri beni çok mutlu etti gerçekten. Sanırım benim favori görevim buydu. Biraz daha büyük oldukları için bir şeylerin biraz daha farkındalardı, fedakarlık yapmak zorunda kaldılar, istemedikleri durumu kabullenip birlikte çalışmayı öğrendiler. Birilerini kaybettiler, böyle bir şeyle yüzleşmek zorunda kaldılar. Bu yüzden bu kitabı okumak hem bir açıdan güzeldi hem de üzücüydü. Ve Atlas sahnesini de hala atlatamıyorum… Bir fanart gördüm ve kesinlikle sahneyi benim gözümde bambaşka bir yere taşıdı. Aşırı aşırı güzel bir sahneydi. Birazcık kıskanmış olabilirim hatta. Umarım dördüncü kitabı da en az bunun kadar severim, her ne kadar buna pek inanamasam da… Rick Riordan’ın bizi şaşırtacağını düşünüyorum. Yani üçüncü kitabın sonundaki bombadan sonra olayların gidebileceği pek de normal bir yol gibi görünüyor. Tek temennim umarım Nico kötü tarafa geçip infp cemiyetine ihanet etmez djkdhf Dipnot: Bu şarkılar Thalia ve Bianca ile bağdaştırdığım şarkılar. Dinlerken aklıma onlar geldi. MARINA – True (Bianca) Hole – Rock Star (Thalia)
1 yorumun tümünü gör
2022 okuma hedefini ekledi.
hadi bkalım
27/7039%
27 kitap6,1bin sayfa1 inceleme
Her gün 2 kitap okumalı.
1 yorumun tümünü gör
2
365
3.645 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14