Üstnot: (İncelemeyi buraya atmayı unutmanın rezilliği.. neyse.)
Biliyorum çok geç ama... sevdiğim bir kitaba bile yorum yapmaya üşenirken Merlin'e yapmak... (yapacağım benzetmeyi hak etmediğine karar verdiğim için bu kısmı yazmaktan vazgeçtim. Hiçbir şey o kadar kötü olamaz )
Merlin benim yıllarca merak ettiğim bir seri oldu. Her fuar parodi standından Merlin'e bakarak geçerdim. Sonra geçen tüyap fuarından ilk iki kitabı alma fırsatım oldu ve ben epey heyecanlıydım. Kocaman, güzel bir fantastik dünya okuyacağım, sonra da dizisini izleyeceğim ve benim de çok sevdiğim fantastik bir dünya olacak.. Planım buydu. Bu yüzden Merlin'i daha az yoğun olduğum bir dönemde tadına vararak okumak istemiştim. Kendisinin Yüzüklerin Efendisi gibi bir dünyaya sahip olduğunu düşünüyordum çünkü..
Sonra okumaya başladım. İlk sayfalarda yazılış tarzından ilk şoku yemiştim zaten. Bu ne yani falan olmuştum ama bu daha başlangıç, ilerledikçe daha iyi olacak diye kendime güvence verdim. Devam ettim, ettim, ettim ve devam ettikçe hayal ettiğimden ne kadar farklı ve berbat bir kitap olduğunu gördüm. Bu cnr fuarında geri kalan kitapları almaktan KIL PAYI kurtulmuştum.. Gerçekten okuduktan sonra almadığım için O KADAR sevindim ki size anlatamam.
Kitabın üstünde 'dizi hayranları bayılacak!' tarzı bir yazı var. Ben dizi hayranı olsam bu kitabı geri dönüşüm kutusuna falan atardım. Resmen hakaret falan yani. Dizisini izlemedim ve EMİNİM Kİ kitaptan kat ve kat daha iyidir. Çünkü kitap ancak bir dizinin senaryosu olabilecek kadar bir derinliğe sahipti. Her şey çok saçmaydı.
Kitabın konusu genel olarak Emrys mi artık neydiyse adlı bir çocuğun boğulmaktan son anda kurtulup bir kıyıya çıkmasıyla başlıyor. Ancak çıktığında geçmişine, kim olduğuna ya da nereden geldiğine dair hiçbir fikri yok. Adını bile