·112 syf.····Okunma: 25 Aralık 2020 02:03 Kırmızı Pazartesi... "Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 5:30'da kalkmıştı." cümlesiyle başlayıp adeta okuruna spoiler veren kitap. Daha hikayenin başında öğrendiğiniz bir cinayetin perde arkasındaki olaylar sizi alıp bambaşka bir ülkede çok da yabancı olmadığınız bir kültürün içine bırakıyor. İnsanlığın kadim tarihi boyunca uğruna can alıp can verdiği "namus davası" Santiago Nasar'ın da mezarını kazıyor. Kitap boyunca çoktan öldürülmüş olan Nasar'a hem kızıyor, onu hem seviyor hem de anlıyorsunuz. İlk yarısı durağan ilerleyen kitap diğer yarısında sizi bütünüyle kendi dünyasına çekmeyi başarıyor. Değişen hayatlar, özlemler, ihtiraslar, pişmanlıklar... Kitabın sonunda herkesin bir şekilde hayatına devam ettiği bir dünyada, masumiyetinden emin olamadığınız Nasar'a sadece üzülmekle kalıyorsunuz.