Jack London' dan okuduğum üçüncü kitaptı.
Okuduğum diğer kitapları;
~ Beyaz Diş
~ Martin Eden
Şimdi de " Vahşetin Çağrısı" .
London' ın kitaplarında alışık olduğumuz temel bir karakter her zaman var o da kurtlar. Bu kitabında da yine kendisini köpek sanan aslında kurt olan önceden hiç kavgaya katılmayan, evcil bir hayvan gibi yetiştirilip sonrasında ise sahibinin onu satmasıyla kendini keşfetmeye başlar. İşte bu kaşifin adı Buck. Buck'ın kendini keşfettiği an ise bir sahibin ona sopayla vurmasıyla başlar ve zamanla da yaşadığı olaylar çerçevesinde kendi tanımlamaya devam edip içindeki o gücü bulmaya başladı.
Kitabın çevirisi güzeldi başlarda çok güzel kendisine çekerken sonlara doğru bir kopma eğilimi yaşıyorsunuz en azından ben öyleydim. Ancak London kitaplarında köpekleri ve kurtları daha doğrusu hayvanları insan gibi duygu, düşünceleri olduğunu onlarında kırılabildiğini, küsebildiğini ya da en ufak bir iyimserlik karşısında mutluluktan havaya uçabileceklerini aktaran bunu okura yansıtan yazarlardandı. Bu yönünü oldukça seviyorum açıkcası.