·175 syf.····Okunma: 25 Aralık 2020 08:21 Kitabın içindeki olaylardan biraz bahsettim.
Kitabı okuyorsanız bitirdikten sonra incelemeyi okumanızı tavsiye ederim.
Kitabı okuyan bir çok kişi gibi bende kitabın gereksiz abartıldığını düşünmüştüm. Ta ki arkadaşlarımla bu kitabı tartışana kadar.
Aslında kitap bir çok şey katmış bana farkında olmadan. Bunu fark etmek güzel şey .
Bilim kurgu türünde bir kitap fakat ben bu türde olduğunu düşünmüyorum. Ütopik bir dünya olduğunu kabul ediyorum fakat bilim kurgu olması için daha fazla imkansızlıkların olması gerektiğini düşünüyorum.
Konusuna gelirsek; Guy Montag adında bir itfaiyecinin etrafında dönüyor bütün kitap. İtfaiyecilerin görevi; yangını söndürmek yerine yangınları başlatmak oluyor. Bu yangınların başladığı yer ise içinde kitap bulunan evler oluyor. Belli başlı yasaklı kitaplar değil tüm kitaplar yakılıyor. Yakılma sebepleri ise insanların "düşünmesini, hayal etmesini yani beynini kullanmasını" engellemek. İnsanlar salonlarının neredeyse tüm duvarlarına televizyon asıyorlar ve sadece oradaki görüntülerle mutlu oluyorlar. Ne kadar çok televizyon o kadar çok mutluluk. Hani 'Cehalet mutluluktur.' sözü var ya tam da buradaki insanlar için söylenmiş.
Okullarda bilgilendirme olmadan sadece film izletiliyor, zihinler hıncahınç boş bilgilerle dolduruluyor ki insanlar bir şeyi merak etmesin, araştırmasın, düşünmesin diye.
Montag'ın hayatına dokunan bir çok kişi ve olaylarla karşılaşıyoruz. Yan evlerine taşınan Clarisse ile Montag 'gökyüzüne bakmayı, kafasını yerden kaldırmayı ve düşünmeyi' keşfediyor. Daha sonra anlıyoruz ki Montag yakmaya gittiği evlerden kitaplar almış ve biriktirmiş olduğunu öğreniyoruz.
Kitap bu şekilde akıp gidiyor. Bana kalsa anlatırım tamamen ama o zaman inceleme olamaz işte .
Kitap yer yer sıkıcı şekilde ilerliyor. Anlatımının fazla akıcı olduğunu söyleyemem.
Naçizane tavsiyem bir arkadaş grubu ile okumanız. Zira ben tek okuduğumda düşüncem şöyleydi "Bu kitap bilim kurgu muydu? Ne anladım şimdi? Okumam zaman kaybı mıydı? Bana ne kattı bu kitap?" gibi bir sürü soru ile baş başa kaldım. Lâkin başta da söyeldiğim gibi arkadaşlarımla okuduktan sonra gerçekten kaçırdığım yerler olduğunu gördüm. Başka bir göz ile bakmak büyük yarar sağlıyor.
Son olarak bir soru sormak istiyorum size. Cevaplarınızı da merak ediyorum.
"Kitap okumanın birden yasaklandığı bir dünyada olsaydık; hangi kitapları okumadığınız için pişman olurdunuz, hangi kitabı iyi ki okumuşum derdiniz ve bu durumda ne yapardınız?"
İyi okumalar...
Sağlıkla, mutlulukla ve her daim hayal eden bir insan olarak kalmanız dileğiyle...