·182 syf.····Okunma: 04 Kasım 2020 16:00 Bir dönem dersini alma şansına erişebildiğim bir insandır kitabın yazarı. Zaten bu vesileyle kitaplarını tanıdım. İnsanlığıyla, sözleriyle, öğretmenliğiyle bizi kendine hayran bırakan bir yazardır kendisi. Şahsen tanımadığım ancak derslerinde birçok kez tanıdığıma yemin edebileceğim kadar yakın hissettiğim bir insan oldu benim için. Neyse, asıl kitaptan bahsetmek gerek. 2018 yılında ödül almış bu güzelim kitabın bu denli bilinmemiş oluşu kalbimi kıran durumlardan birisi oldu. Hele de birçok vasıfsız kitabın çok satanlar listesinde en başta kurulduğunu görünce hayli üzülüyor insan. Aslında bu konu üzerinde çok çok uzun söyleşiler yapılabilir ama konumuz bu değil. Ancak, kitabın verilen ödülü sonuna kadar hakettiğine emin olabilirsiniz. Bir nevi radyo tiyatrosu havası, esintileri var kitapta. Ben radyo tiyatrolarından da çok hoşlandığım için kitap hem otantik hem de buram buram eski kokuyor gibiydi. Aslında bir üçlemenin ilk kitabı Dünya Bir Gelindir kitabı. Yalan olmasın devam kitaplarının ismi hatırımda değil, ancak yakın zamanda çıkması tek dileğim. Değerlendirmesi benim için gerçekten zor bir kitap olduğunu da söylemeden geçmeyeyim. Kitabımız hakikat ve rüyalar aleminde geçiyor aslında. Yazarın büyük dedesi Gedro, Çoban Zeyni, Hacı Ağa, Şahade Efendi, Gassal Mavaş gibi daha birçok karakterle gerçekliğinden şüphe duymayacağımız büyülü bir dünyaya giriş yapıyoruz ilk sayfasından itibaren. Anlatılanın içinde gizlenen, asıl mesele de görmek isteyenin görebileceği şekilde sunulmuş biz okuyuculara. Metaforlara çokça yer verilmiş olmasından kaynaklı herkesin okusa da farklı tatlar almasının sebebi. Konusundan bahsetmek gibi bir delilik yapmayacağım elbette; zaten kısacık, 183 sayfalık bir kitap kendisi. Ancak o 183 sayfa nice kalın kitaplarda arayıp da bulamadığınız şeyler barındırıyor. Hikayemizin asıl geçtiği yer Gaziantep -eski adıyla Ayıntap- iline bağlı olan Yazlıbecer köyü olsa da aynı yerde bağlı kalmamış yazar. Mekan kavramından soyutlanmış yerler de sıklıkla çıkıyor karşımıza. Birkaç karakter üzerinden anlatımı sağladığı için haliyle meskenimiz de belli aralıklarla değişiyor kitapta. Kitabın en sevdiğim özelliklerinden biri son 10 sayfasında kitapta yer verilen metaforlara anlamlı bir açıklama getirip okuyucuların yanlış yorumlamalarına engel olmak için yazılmış kısımlardı. O kısımları okuyunca her şey iyice yerine oturuyor bir şekilde. Belki herkes okuyup kendince yorumlasaydı daha mı iyi olurdu diye ara sıra beni düşündürse de hangisinin daha doğru olduğuna çok da karar verebilmiş sayılmam. Yine de bir açıklama getirilmiş olması hoşuma gitti gerçekten. Neyse, kitap öyle güzel satırlarla doluydu ki birçok yeri işaretlediğim oldu. Çünkü yazar kendisinden, geçmişinden bir şeylere çokça yer vererek bu yolla insanlığı yani bizi anlatmaya çalışmış. Böyle olunca insan okuduğu kitaba çok daha yakın hissediyor kendisini. Kitabı okuyanlar bilir, Hz. Ali’nin devesi, Katır ve Yarasa anahtar kelimelerini sizlere söylesem sanırım kitapta geçen en güzel kısımlardan birkaçını özetlemiş sayılırım. Gerçekte de olan bu rivayetlerin kitabın kurgusuna eklenmesi çok çok hoşuma gitti benim. Kitabı sevdiğimi herhalde hepiniz anlamışsınızdır. Tavsiye eder miyim? Kesinlikle. En az benim kadar sevmeniz ümidiyle.
Puanım: 5/5