Bilmediğimi bildiğim bir şeyin farkına varmam kolay olmadı Sokrates... Bilmediğimi bilmediğim şeyler bildiğim sandığım şeylerdi. Bunun farkına varmak için yapabileceğim bir şey yoktu, çünkü kendi kendime durup dururken bilmemeyi bilmemeyi göremezdim... Çünkü bunu görmek için ancak bir duvara toslamam gerekmişti. Toslama anından sonra " Eyvah" dedim ne yaptım bugüne kadar, ruhuma ilham mi edilmişti saniyeler içerisinde tüm hatalarım. Sadece kendi sesimi kendim duyarsam o ilham kapısı açılacaktı bende belki de... samimi olunca, gösterişsiz olunca olacaktı bu. Tabi samimi oldum diye illa olacak diye bir kural da yok bu belirsiz... Ah Sokrates; kolay olmadı ikimiz de biliyoruz belki de az sayıda çokça insan olanlar biliyoruz...
Sınavsız ve sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez, bunu duyunca hemen sorgulamaya başlamalıyız değil mi? Tabi ki hayır, sorgulamak öyle oturduğumuz yerden rahat içerisinde yapacağımız bir şey değildir Sokrates anlıyorum... Çünkü bu sorgulama işlemi birden bire olmalıdır. Bir ilham mi olmalı bir anda yüreğine inmeli belki de... Her insan hayatı boyunca sorgulamak için fırsatlarla karşılaşır, ama acı sorguyu bastırır belki de biz de kaçarız yüzleşmekten...
Yani dostum insan ne düşünmesi gerektiğini düşünmemeli bu ahlâkı olmaz. Ne düşünüyorsak onu birden bire düşünüyoruzdur. Zorlamayla olmaz. Sanırım anlamışım Sokrates ve belki de bilmediğimi bilmediğim daha tonla şey var.
Sonuç olarak hayat tüm travmalarımızı dönüştürmek için çok kısa...
İtilen kakılan insancıklar tıpkı senin gibi kıymeti bilinmeyen insancıklar... Huzurla uyu Sokrates....