Arada kendimi doğaya bırakıp, gökyüzü ile haşır neşir olduğum gecelerde yıldızları doya doya izlesem de, en son ne zaman kayan bir yıldız görüp dilek diledi. hatırlayamıyorum.
Gerçi artık kayan bir yıldız görmek şurada dursun, gökyüzünün yıldızlarla parladığını bile görmek çok güç.
Az katlı ya da müstakil evlerde sobanın yandığı, kedilerin damdan
dama atlayıp miyavladığı, köpeklerin havlama seslerinin içeriye dolduğu zamanlar üzülerek söylemeliyim mi uzaklarda kaldı bizim için. Hasılı kediler için uydu antenleriyle dolu apartman damlarında keyif sürmek büyük bir lüks olsa gerek.
Kedileri sever misiniz? Ya da daha doğrusu, çocuğunuz kedileri sever mi? Eğer seviyorsa işte bu kitap tam da ona göre.
Sıcacık bir dostluk, arkadaşlık öyküsü...
İşte huzurlarınızda üç kafadar: Piti, Pati ve Pus.
“Ne muhteşem bir gece.
Ay ve yıldızlar pırıl pırıl.
Tek bir bulut bile yok gökyüzünde.
Üç kafadar yine damda.
Piti, Pati ve Pus sırtüstü uzanmışlar,
keyifle sohbet ediyorlar.”
İçlerinden en bilmiş olan Pus, kayan bir yıldız gören kişinin çok şanslı olduğunu ve dileğinin gerçek olacağını söyler. Böylelikle esas hikaye başlamış olur. O günden sonra Piti,kayan yıldız görmek için gözlerini ayırmaz gökyüzünden.
Piti için endişelenen arkadaşları, bir çare ararlar ve sonunda bulurlar. Bayan Leylek’le anlaşırlar. Bakalım planlarl işe yarayacak mıdır?
Çocuklarımızın dostluğun önemi, değeri, arkadaşların birbirine olan bağlılıkları, saflığı ve sevgisini fazlasıyla bulacakları bir kitap. Sara Şahinkanat