Puan vermedi·256 syf.··Beğendi
· Yeni yılın ilk postuyla karşınızdayım. Öncelikle kitabı defalarca ve defalarca elime alıp defalarca tekrar kitaplığıma koydum ve ne kadar ön yargılı bir insan olduğumu tekrar fark ettim. Genelde okuduğum bir tarz değil ve sıkılacağımı düşünüp devamlı erteledim. Ah şu sabit bakışlar.
Spoiler vermeden biraz kitaptan bahsetmek istiyorum. Küçükken bile görüşü ve olgunluğu olan Sinan... Devrin şartları nedeniyle bir görüşe tutulur ve bu yönde adımlar atar. Adım attığı görüşü benliği ile tam olarak destekleyen, hayatının vazgeçilmezi sayan ve bu uğurda canını ortaya koyup mücadele eden bir Genç Sinan.
Duruşu, doğrusunu dimdik savunuşu o kadar güzeldi ki.Emine'ye olan hislerini söyleyemediği için çektiği pişmanlık, aynı pişmanlık ile ikinci hata...
Sanırım kitapta etkilendiğim kısımlardan ilki İsmail'i almak istediklerinde hepsinin İsmail olması, biz biriz algısı o kadar hoştu ki. Duygulanmadan edemedim. Hele İsmail'in :"Bizim yaptığımız da vatan savunması... Türk askerinin süngüsü ile Türk gencinin kanını akıtmak isteyenler utansın. Vur asker kanın bu topraklara helal olsun." Dediği kısım ve askerin ağlayarak emir kuluyuz demesi o dönemi ve şartları iliğime kadar hissettirdi.