Bir çocuğun gözünden savaşın yıkımını görmek, çocuğun duygusal ve düşünsel boyutuna olan etkisini hissetmek, insani değerler açısından önemli bir gelişimdir. Özellikle ülkemizde savaştan kaçan mülteci çocuklarının ne hissettiğini, neler yaşadığını böyle kitaplar aracılığıyla daha iyi anlamlandırabiliriz. Kitaptaki Kaplan adlı çocuğun savaş ortamında, balık yani yaşamı simgeleyen bir varlık ile olan etkileşimi, çocukların ne durumda olursa olsun yetişkinlere göre daha duyarlı olduklarını gösteriyor.
“İnsan insanın kurdudur" der Thomas Hobbes yani insan ırkı kötülük üzerine kurulmuştur. İnsanın kötülüğünün dışavurumunu temsil eden savaş ise, kitaptaki Kaplan karakterinin eşsiz duygularına yenik düşüyor. Kaplan’ın bakış açısından anlatılan hikayede, insanın ne durumlarda içindeki kötülüğü yansıtacağı ne durumlarda ise de içindeki iyiliği dışa vuracağı anlatılmış durumda. Kötülüğü temsil eden savaşlar yetişkinlerin hırslarından meydana geliyor, iyilik ise de çocukların duygu ve düşünsel yaşamını gösteriyor. İnsan yaşam süresinde çocuk ruhunu her şekilde koruması gerektiğini, çocuk ruhunu kaybeden bireylerin geniş boyutlarda kötülüğün parçası olduğunu söylemek gerekli. Çocukların dünyamızdaki yerini iyi kavramamız önem taşıyor. Çocukların yetiştirilmesi, çocukların ne ile ilgilendikleri, çocukların neler hissettiği ilerisi için çok önemlidir. Bir çocuğun bir balığı yaşama tutundurması ve o çocuğun bu durumu hissetmesi çok güzel bir duygu. Peki bu durumu hisseden bir çocuk, bir kişinin yaşamına son verir mi? İşte aslında dünyanın insan varlığı tarafından işgal edilmesinden beri iyi-kötü çatışması tam olarak bu soruda oluşuyor.