·197 syf.····Okunma: 03 Ocak 2021 16:28 H. G. Wells'in Dr. Moreau’nun Adası isimli kitabının filmini daha önceden izlemiştim ve konusunu da baştan sona biliyordum. Bu sebepten ötürü okurken pek heyecanlandığım veya gerilimi yaşadığım söylenemez. Yine de her şeyini bilmeme rağmen hiçbir yerde sıkılmadım, hatta Moreau’nun kendini ve motivasyonunun açıkladığı sahnede de heyecanlandım. Aslında sırf bu yüzden filmini/dizisini izlediğim kitapları okumuyorum, o kitapları okudum sayıyorum. :)
Kitabı okurken aklımda sürekli olarak gerçek hayatta hayvanlara işkence yapanlar vardı, bu yüzden içim sürekli olarak buruktu.
Moreau’nun kayıtsızlığı ilginçti gerçekten. Bilimsel bakış ile etik ve ahlaki değerlerin karşılaşmasında saf bir bilimsel bakış gördük. İnançlardan arındırılmış, etik ve ahlaki değerlerden yoksun biz dehanın, bilimi nerelere taşıyabileceğini gösteriyordu belki de. Bu da bana 2. Dünya Savaşındaki (ismini hatırlayamadığım) Nazi doktorunu hatırlattı. İğrenç işler yapmıştı ama tıbbın ilerlemesine ciddi katkıda bulunmuştu. Burada kendimize belki de sormamız gereken soru şu: Bilim ve etik ahlakı nerede kesişiyor? Nerede durmalıyız?
Kitaba notum 7.5/10. Ben gibi filmlerini izlememiş kişilerin benden çok daha fazla zevk alacağına eminim. O yüzden türün meraklılarına tavsiye ediyorum.