Puan vermedi·492 syf.····Okunma: 03 Ocak 2021 17:13 DİKKAT SPOİLER İÇEREBİLİR!
Serinin ikinci kitabı, KALE KAPISI Kimsecik 2
○Salman kaçıyordu, İsmail Ağa'nın adamları onu yakalayıp öldüreceklerdi. Salman'ın saldığı korku kalpleri karartıyordu.
○Müslüm çiftliğe girdiğinde ikindiyi geçiyordu, avluya girer girmez beklediği başına geldi, Salman orada harnup ağacının gövdesine sırtını dayayıp duruyordu. Üç gündür açtı. Müslüme “Beni saklar mısın, beni kimseye vermez misin” diye sordu güvensiz. “Saklarım” dedi Müslüm.
○Zero Müslüm'ün Salman'ı sakladığını öğrenmişti. Ona sana üç gün süre, Salman'ı öldür de gel dedi.
○Köydekiler toplanıyorlar, bekleşiyorlar sonra da herkes kendi içine dalıp gidiyordu. Hep bekliyorlardı. Aniden kapkara kırlangıç bulutu bütün batının göğünü sarmış, hışırtıları ovayı doldurmuş, kanat sesleri dağda, kalede yankılanarak geliyordu. Kırlangıçlar oturmuş kalabalığa bir duvara çarpar gibi çarpıyor, aralarına cansız dökülüyordu. Herkes yere yatmak zorunda kalıyordu.
○Hacı Ağa ile Zero Müslüm'ü merak ediyorlardı.
○Salman'ın Müslüm'ü öldürdüğü haberi geldi. Topal Hacı çiftliğe gittiğinde Müslüm'ün ölüsünün çarmıha gerilir gibi mıhlanmış olduğunu gördü. Konağa haber geldi. Zero arabaya atların koşulup ölünün alınmasını söyledi. İki adam çiftliğe gittiler, fakat Salman onlara ateş açtı, atları başlarından vurup öldürdü. Birisi konağa koştu, öbürü Müslüm'ün yanında sindi kaldı.
○Bu sefer Zero tüfeğini donanıp ölüyü almak için çiftliğe gitti, atları arabaya bağlanmasını, ölüyü almadan dönmeyeceğini söyledi ve ölüyü aldı köye getirdi, o gün mezara koydular.
○Jandarma, yüzbaşı, savcı, doktor köye geldiler. Köylülere bizden habersiz neler yapıyorsunuz, gidin ölüyü mezardan çıkartın dediler. Köylü her ne kadar kokuyor, çok kokuyor dese de ölüyü çıkarttılar, ama yüzbaşı kokudan duramayıp tekrar mezara koyun emrini verdi. Daha sonra Yüzbaşı Salman'ın yerini öğrenmek için bütün köylüyü sorguya çekti, hepsini falakaya yatırdı. Köylü yatağa düştü, çoğunun yaraları çok kötüydü. Köylü kırgın, küskündü.
○Salman daha sonra Çobanbaşını öldürdü, bütün sürüyü alıp Halep’e satmaya götüreceğini haber saldı, öyle de yaptı. Çobanbaşının kesik başını konağın kapısının çengeline astırdı. O baş oradan inerse Mustafa’yı ölmüş bilin diye haber saldı.
○Olaylar bir türlü durulmuyordu. Zero Salman'ı öldürtmek istiyordu. Konağa gelenler Zero’dan para koparıp gidiyorlar, bir daha geri gelmiyorlardı. Gelenler, gidenler bitmek bilmedi. Zero’nun hiç parası kalmamıştı. Bunun üzerine Mustafa ile birlikte gizlice Mersin’e gittiler. Fabrikanın hisselerini satıp parasını alıp geri döndüler.
○Salman'dan hiç ses yoktu. Mustafa ve çocuklar çok korkuyorlardı. Mustafa’nın hali hal değildi korkudan.
○Zero Salmanı öldürtmek için ünlü birkaç kişiye daha gitti, söz aldı, ama onlardan da hiç ses çıkmadı.
○Aniden bahar geldi Çukurova’nın düzüne. Toprak birdenbire bir gün tanyerleri ışırken yeşeriverdi. Sel yatakları, kayalıkların araları, çalılıkların dipleri, küçük düzlükler, ekinler, çiçeklerle ağzına kadar doluverdi.
○Bütün kış gergin bekleme geçmiş, akşamüstü kuzeyden otları, ekinleri toprağa yatıran, ağaçların dallarını kıran, çiçekleri koparıp uçuran bir poyraz patladı. Karanlık kavuşurken yel biraz diner gibi etti. Köy uzun bir çığlıkla sarsılıncaya kadar böyle devam etti. Çığlığın arkasından karmakarışık sesler geldi. Sonra da bağırtılar birbirine karıştı. İsmail Ağa konağından karanlığa büyük bir top yalımın aktığını gördüler. Az bir sürede yangın bütün konağı sarıverdi, Konağın yalımdan hiçbir yeri gözükmüyordu. Köpek, at, sığır, eşek sesleri insan bağrışmaları birbirine karışmış, bir uğultuya dönüşmüş, uğultu kayalıklarda yankılanıyordu. Mustafa daha yangın başlar başlamaz kendini avlunun dışına atmış, kanlı ağacın dibine gelmiş köpeğiyle yerleşmişti.
○Zero, Hasan Ağa, Pero, Hacer yangın kapıyı sararken kendilerini atabilmişlerdi. Konak iyice tutuştuktan sonra yangın çatırtısına bir de kurşun sesleri karıştı. Sefer Salman'ın peşine düşmüştü.
Köylü el birliğiyle kamışlar, sazlar, kapı, pencere tahtaları avluya yığılmış, ustalar hemen çalışmaya koyulmuşlardı. Karşı köyden ustalar, gene karşı köylerden arabalar dolusu kamış, saz geliyordu. Evin yapımında bütün köylü, kadını erkeği, çoluğu çocuğuyla evin kamıştan çiti dikip huğun çatısını çattılar. Kadınlar gerekli yastık, yatakları yaptılar, Zero da kuşağında kalan son parayla, çanak çömlek aldı. Konaktan hiçbir şey kurtulmamıştı, köylüden çıt çıkmıyordu.