·104 syf.····Okunma: 02 Ocak 2021 20:01 Yoksulluk içimizde; ismiyle müsemma olmuş, okunduğunda insanın içindeki maneviyat eksikliğini bir nebze olsun farkına vardıran, üzerine tefekkür ettiren, elinize bir çay alıp dinlenirken okuyabileceğiniz bir eser.
Süheylâ ve Engin'in hikâyesi anlatılıyor. Süheylâ hayatını idâme ettirmek için çalışmak durumunda olan, iç dünyası ise çok zengin bir kız. Engin'se maddiyat peşinde olan, zenginlik uğruna Süheylâ'yı terk eden bir genç.
Süheylâ Engin'in başka biri ile nişanlandığını duyduğunda üzüntüsünden ne yapacağını şaşırmış dolaşırken, o an okunan ezanın "hayyaalelfelâh" kelimesinde kilitli kalır. Ne demekti bu kelime, onu nereye çağırıyordu?
Tefekküre dalar Süheylâ... İç dünyasını keşfetmeye başlar... Ve ondan sonra hiçbir şey aynı olmayacaktır.
Belli bir süre sonra Engin, hedeflediği maddiyata kavuşmuş bir şekilde Süheylâ'nın karşına çıkar, onunla görüşmek ister. Lâkin Süheylâ ona hiç beklemediği bir karşılık verir. Haramlara batarak elde ettiği hayatından, kazandıklarından vazgeçmesini ister ve ekler;
"Seninle harama batmamış bir beldeye hicret edelim."
Engin duydukları karşısında şaşırır ve bu sözler onun hakikâti sorgulamaya başlamasına vesile olur.
Acaba Engin hakikâti bulacak mı?
Görünen yoksulluktan çıkıp, içindeki yoksulluğu keşfedecek mi?
Peki ya Süheylâ'sına kavuşabilecek mi?
#KitaptanAlıntılar
Melâl içindesin.
Yoksul olduğunu düşünüyorsun.
Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır.
Nefis gafil, insan huzursuz.
Cepler doldukça boşalıyor gönüller.
"Bu hicret nereye..."