Esra

@therese
8/10
·304 syf.··
2021 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2021 22:50
Okuduğum ikinci Halide Edib Adıvar romanı olan Kalp Ağrısı'nda yazar yer yer günlüklere, yer yer mektuplara, yer yer ise ilahi anlatım tarzına yer vererek çok çeşitli bir tarz denemiş ve çok başarılı olmuş bana göre. Bazen karakterin günlüğü ile tamamen bir kişinin gözünden, bir kişinin duygularıyla okuduğumuz olayı bir başka yerde üçüncü kişi anlatımı ile daha objektif bir bakış açısıyla okuyoruz. Çok sevdim bu yönünü. Kitabı okurken telefona notlar almıştım karakterlerin defoları, hataları ve onlara dair kızgınlıklarımla ilgili, son sayfasını okuyup kitabın kapağını kapattığımda hepsinin uçup gittiğini, tüm karakterleri affettiğimi, hepsiyle vedalaşırken içimin cız ettiğini fark ettim. Olaylar çok bildik, ihanet gibi duran, karşı konulmaz bir aşk ve bu aşkın gölgesinde kalan, rüzgârı ile savrulan, yaralanan insanlar... Görünürde böyle tabii fakat bence romanı güzelleştiren ve bir anlamda farklılaştıran karakterlerin seçtiği yollar. Zeyno'nun, kendisine çeşitli sebeblerle acı veren üç insanı da (ki biricik Saffet'imin günahı neydi ) usulünce hayatından çıkarışı çok cesur bir karardı mesela; ne Azize'nin yeri vardı artık hayatında ne de Hasan'ın. Başta Zeyno ve Hasan'ın aşkı fazla aceleci gelmişti, pek inandırmamıştı beni kendine fakat roman ilerledikçe ve bu iki insanın aslında birbirine ne kadar benzediğini fark edince görür görmez birbirlerinde kendilerini bulduklarını hissettim. Aralarındaki rekabet ve birbirlerini alt etme isteği ile hep bir yarış halinde oluşlarının sonucunun her zaman berabere bitmesi çok güzel bir anlatım şekliydi. Romanın daha başında bu yarış halini ve berabere kalma ama ikisinin de bundan memnun olmama durumunu vererek Halide Edip bunu tüm kurguya serpiştirmiş, çok beğendim. İkisi de oldukça bencil insanlardı. Zeyno'nun en büyük bencilliği bana göre Azize'nin hastalıklı, takıntılı aşkını görmesine rağmen onu bu yanlışından çevirmeye çalışmak yerine Hasan'ı hayatından çıkarmak için onu iyice Hasan'a itmesi, Hasan'ı ise Azize ile evlenmeye bir nevi mecbur edişi ile ikisini de hayatından uzaklaştırışıydı. Ben Zeyno'nun Azize'ye karşı merhametine ek olarak; sonunu göremediği muhtemel ilişkisini kökünden kesmek için ikisini de kendinden uzak tutmak için en kestirme yol olarak Azize ile Hasan'ı bir araya getirmek istediğini düşündüm. Sonrasında ise babasının arkadaşıyla evlenip mutlu mesut yoluna bakışıyla bana "Sen de herkes gibisin hey, Zeyno hey Zeyno." dedirtti. Neyse, kendisine mutluluklar...  Hasan'ın iradesizliği ve her gittiği yerde kırık birer kalp bırakışına değinmiyorum bile. Ama şuna değinmek istiyorum ki; sanırım Zeyno'yu gerçekten sevdi ve hep sevdi, sevmekten hiç vazgeçmedi. Kalp ağrısı hiç dinmedi. Dindiğinde ise Halide Edip'in tasviri ile "kalbi, suyu sıkılmış bir posa gibi heyecanlanma kabiliyetini kaybetmişti". Hasan iradesizliğinin, zayıflığının kurbanı oldu bence. Azize ise son kısma kadar bir gram sempati besleyemediğim, insanların iyi niyetlerini, kendisine olan sevgisini sömüren, isterik, hastalıklı, takıntılı, buluttan nem kapan, o nemle insanları bezdiren, kendini yerlere atıp allem edip kallem edip Hasan'la evlenen ama ne evlendiğinden ne yaşadığından bir şey anlayan, ne yaptıysa kendi kendine yapmış, kendini hasta edip perişan etmiş, kendi kendini harcamış, özgüvensiz, özsaygısız bir insandı. Son reddede ise üzüldüm, kendi eliyle yazdığı sonuna belki ondan daha çok üzüldüm. Romanda safi sevdiğim, kıyamadığım iki karakter vardı; biri Zeyno'nun babası. Zeyno ile nasıl güzel bir ilişkileri vardı, günümüzde bile rastlamak zor böyle babalara, nasıl da anlayışlı, nasıl çağdaş, hiç yargılamayan bir insandı. Zeyno, arkadaşı Muhsin'e kızını yakıştırmayan, yaş farkını problemli bulan babası kadar olamadı! Diğer sevdiğim karakter ise elbette Saffet. Canım Saffet; seni kimseler hak etmedi ama sen dostluğunu, sevgini, saygını hiçbirinden esirgemedin. Yine günümüz için bile bulunmaz bir insan olarak nasıl da anlayışlı, saygılı, karşısındakine değer veren, saygı duyan, saçma kıskançlıklar yapmayan, kısıtlamayan, sevdiğine güvenen biri. Umarım bir yerlerde mutlu olmuşsundur Saffet. Benim Kalp Ağrısı'na (aslında daha ziyade Kalp Ağrısı kitabı karakterlerine) dair söyleyeceklerim sanırım bu kadar. Devam kitabının olduğunu bilmeden almıştım, meğer Zeyno'nun Oğlu adlı bir ikinci kitabı da varmış. Yakın zamanda olmasa da mutlaka alıp okuyacağım.
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,089 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.