Zeyno #1

Kalp Ağrısı

Halide Edib Adıvar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·276 syf.··
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 15:00
Başkasının hayatı için kendi aşkınızdan vazgeçer miydiniz? Aşkın hastalıklı bir ruh haline büründüğü, arkadaşının hayatta kalabilmesi için kendi kalp ağrısını düşünmeden feda eden bir kadının içsel sıkıntısı ve aşık olduğunu sanan bir adamın daldan dala konması... Zeyno diğer kadınlara nazaran iyi bir binici, atıcı ve cevval bir kadındır. Subay Hasan Bey'e gönlünü kaptırır fakat Hasan, Zeyno'nun çocukluk arkadaşı Aziziyle beraberdir. Birlikte geçirdikleri zaman zarfında Hasan Zeyno'dan etkilenir ve aşık olur. Fakat ortada Azize vardır. Zeyno, doktor olan Saffet Bey ile sözde sevgilidir ama Hasan beyle geçirdiği vakitlerde aşkının Saffete değil Hasana ait olduğunu anlar. Azize, Zeyno ve Hasan arasındaki kıvılcımı görür buna dayanamaz ve kış günü intihar etmek için kendini boğazın serin sularına bırakır. Balıkçılar bulup kurtarır. Tedavisini doktor Saffet Bey yapar. Zeyno, arkadaşı Azizeye bu kötülüğü yapmak istemediği için Hasan'a aramizdaki iliski bitmeli, seninle beraber olup denize her baktığımda bir genç kızın biten hayalini dusunmek istemem der. Hasan kabul eder. Azizenin tedavisi icin yurt dışına giderler Zeyno İstanbulda kalır. Hikayenin devamında Zeyno ve Hasanın yollari cok farkli bir sekilde birleşir. Zeyno ve Hasan her seye rağmen kavuşacak mi yoksa kalplerinde bu aşkla ölecekler mi? Azize mutluluğu bulacak mi yoksa aşk dediği şey saplantı mi? Okunmaya değer bir eser... Tavsiye ederim Keyifli okumalar...
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
10/10
·276 syf.··
2022 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2022 00:00
▪︎ Merhabalar, öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabı. Ne hissettiğimi, nasıl hissettiğimi anlayamıyorum..sadece net olarak bildiğim kitabın devamı 'Zeynonun Oğlu' nu hemen sipariş verdim, okumak olacak. • 300 sayfalık bir kitap bir gün de biter mi? evet biter..bittikten sonra şöyle içim acıdı ya, içli bir üzüntü duydum..boş gözlerle baktım 'ben ne okudum ya? hemen nasıl bitti ?' derken buldum kendimi.. ve ben en çok Zeyno karakterini sevdim..Canım Zeyno.. •ilk sayfasından itibaren sizi içine çekiyor ve kitabı elinizden hayatta bırakamıyorsunuz.. Kitabın içerisine girmek çok istiyorum, lakin okumayan arkadaşlara ipucu vermek istemiyorum.. sadece alın ve okuyun. • Diyeceğim tek şey acaba biz olsak ne yapardık? birden gelen sevda karşısında ne yapabilirdik? Kitaptaki tüm karakterlere üzüntü duyduğumu dile getirmek isterim, yeri de geldi sinirlendim..yazar tüm karakterlerle aramda bir bağ oluşturdu...oturup düşündüğüm zaman sanki hepsini neyi, neden ötürü yaptığını anladım ve kızgınlığım gitti..Sadece Hasan'a olan kızgınlığım bir hayli var..sona yaklaştıkça ne olacağını tahmin etmiştim..tahminim de doğru çıktı. ikinci kitap için de tahminlerim var ama bakalım.. gözüm yolda, kitap elime gelir gelmez hemen okuyacağım!
Edebiyat
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
8/10
·304 syf.··
2025 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 19:21
Halide Edib Adıvar’ın Kalp Ağrısı adlı eseri, aşk, sadakat ve toplumsal baskılarla mücadele eden iki kadın karakterin, Zeyno ve Azize’nin içsel dünyalarındaki karmaşıklığı derinlemesine irdeliyor. Roman, bu iki karakterin toplumla uyumsuzluklarını ve kendi kimliklerini bulmaya çalışırken yaşadıkları içsel çatışmaları ön plana çıkarıyor. Zeyno, toplumsal değerlerle çatışan idealist bir kadınken, Azize de aşk, sadakat ve toplumsal beklentiler arasında sıkışmış bir başka güçlü karakterdir. Halide Edib, her iki karakterin duygusal yolculuklarını oldukça derin bir şekilde işlerken, dönemin toplumsal yapısını da eleştiriyor. Kitabın en güçlü yönlerinden biri, karakterlerin derinliğidir; Zeyno ve Azize’nin hayatları, yalnızca kişisel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorgulamanın da alanı olur. Yazarın dilinin akıcı ve etkileyici olması, okuyucuyu içine çekerken, karakterlerin ruhsal çözümlemeleri de güçlü bir şekilde aktarılıyor. Ancak kitabın temposu zaman zaman yavaşlıyor; özellikle karakterlerin içsel monologları, bazı okuyucular için ağır gelebilir. Bu yön, kitabı sabırla okuyanlar için daha değerli hale gelirken, daha hızlı tempolu eserleri tercih edenler için zorlayıcı olabilir. Toplumsal eleştirileri ve insan ruhunun karmaşıklığını işleyen bu roman, derinlikli karakter analizleri mevcut.Halide Edib, Zeyno ve Azize aracılığıyla, bireysel çatışmaların ve toplumsal baskıların insan üzerindeki etkilerini ustaca yansıtmış. Eğer duygusal derinliği olan bir roman okumak istiyorsanız Kalp Ağrısı okunması gereken bir eser.
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 67. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 17:32
"Hayata nasıl tahammül edeceğim, niçin yaşıyorum?" "Aşktan ölenler ne cennete ne cehenneme gidebilirler. Onlar için ebediyet olmaz, onlar cennet ve cehennemi yaşamışlar ve ruhları heyecanlarına, coskunluklarına sarf edilmiş, bitmiş, yok olmuştur." Kalp Ağrısı 1924 yılları arasında Vakit gazetesinde yayınlandıktan sonra aynı yıl kitap olarak basılmış. Mudanya Anlaşması sonrası yazılan eser de aydınların da buhranli duygu ve görüşlerini hissetmek mümkün. Bu durum onların bireyleri esas alan kitaplar yazmalarının da nedeni olmuştur. Halide Edip'in son kitabı olan bu eserde de bireyselcilik hakim. Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek kitaplarında alışık olduğumuz toplumcu yazış seklini, bu eserde göremiyoruz. Bu eserinde Azize ile Zeyno'nun, Hasan'a olan aşkları anlatılıyor. Aşk kişiye göredir. Yazar da kişilerce aktarmış o duyguları okura. İki kadın karakterin aynı kişiyi sevmelerinin en acı ve icinden çıkılmaz halini anlatıyor eser benim için. İki kadın hem destek birbirlerine ama bir yandan da bir savaş içerisindeler de. İçlerinde yaşamış oldukları tüm o psikolojik kadınsal hisler ve fazla olan hisler ve ilk kezler yazarın kaleminden güzel aktarılmış. O hisler tanıdık geldi.. Ama bazıları da fazla melankolikti. Erkek karakterlerin çoğunu asker olarak seçmesi de yine yazarın Milli Mücadele dönemi yazarlarından olmasından ötürü. Halide Edip bu son eserinde sadece aşkı anlatmak istemiş ve sonra da susmuş.. Son olarak Zeyno Burhan veya Saffet arasında o kadar kaldı ki, aradığı şey sadece heyecandı. Bu mudur aşk? Bunu sordurdu eser.. Okumalısınız. Kıymetli bir klasik.. Devamı Zeyno'nun Oğlu kitabı..
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 21:59
Beni içine çeken , her olayını ayrı ayrı yaşatan ve duygulandıran bir kitap oldu. Okurken asla sıkılmayacağınız , içinde kendinizi bulacağınız sürükleyici bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim. :)
Edebiyat
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
10/10
·302 syf.··
Beğendi
·
2019 81. kitabı
Halide Edip kitaplarına inceleme yazmak ne haddime. Naçizâne memnuniyetimi dile getirmek istiyorum. Böylesine muazzam bir kalem , her eserinde tekrar tekrar hayran kaldığım, karakterleri bu derece benimsediğim hatta öyle ki kitaptaki karakterlerle karşılıklı konuşuyormuş edasıyla harp ettiğim olmuyor değil. Ne diyebilirim ki tek kelimeyle bayıldım. Sözüm ona etkisinden uzun süre çıkamayacağım bir roman. Kalp ağrısını dillendirmek çok zor keza bunu bu kadar eşsiz ve özgün karakterlerle yüzyıllar sonra bile etkisini sürdürmek kaç yazara vakîf olmuştur kim bilir? Kitap aşk ve irade arasındaki mücadeleyi , bir dosttun bu hayatta ne kadar fedakâr olabileceğini adeta gözler önüne seriyor. Arkadaşının istikbâli için kendi kalp ağrısına katlanmayı göze alan Zeyno'nun hikâyesi beni oldukça etkiledi. Bir erkek ve bir kadının kalp ağrısı. Hasan'ın ve Zeyno'nun hikâyesini merak edenler mutlaka okuyun , okutun.
1000Kitap
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
“Kalp ağrısı...”
Puan vermedi·276 syf.··
2021 27. kitabı
Paramparça oldum, mahvoldum. Sanırım bu kitaba başka bir isim yakıştıramam. Bu isim, o kadar kudretli bir mana ifade ediyor ki söyleyecek tek bir söz bulamıyorum... Kitapta olaylar Mudanya Konferansından sonraki ılık, neşeli İstanbul’da geçiyor. Kitap bir doktorla kızının konuşması ile başlıyor. Doktorun kızı, Zeyno, babasına “kalp ağrısını” anlatıyor. Hikâye, Azize ve Zeyno’nun birbirlerine gönderdikleri mektuplarla, Zeyno’nun günlüğü ile ve diyaloglarla anlatılıyor. Zeyno, bir doktorun güzel ve eğitimli kızı. Saffet’le nişanlı. Azize, Zeyno’nun arkadaşı. Yeğeni Hasan’a aşık. Hasan, kadınlara fazlasıyla zaafı olan, tutkularının elinde esir olan bir adam. Bir akşam Hasan Azize’yi ziyarete geliyor ve o zaman Zeyno ve Hasan tanışıyor. Tanıştıkları anda birbirlerine aşık oluyorlar. Ancak Zeyno arkadaşı için aşkını feda ediyor. Ve kalp ağrısı başlıyor. Ben ne Zeyno’nun ne Hasan’ın aşkının gerçek olduğuna inanmıyorum. Olan her şey Azize’ye oldu. Azize’yi kendime çok yakın buldum, çok üzüldüm. Burada asıl kalp ağrısı ve ıstırap çeken Azize. Okuduğum tüm cümleler kalbime cam gibi battı. Boğazım düğümlendi. Gerçekten çok ağır geldi. Okumanızı tavsiye ederim :)
Edebiyat
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
Kalp Ağrısı
Puan vermedi·276 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2022 16:18
Ateşten gömlek romanıyla kaleminin ne kadar kuvvetli olduğuna inandığım muhtesem halide Edip ve bir muhtesem roman daha. Sadelestirilmemis metniyle okumanızı tavsiye ederim. Halide Edip'in kaleminin kuvvetini üstünden yıllar geçse de unutamayacağınızı bir kez daha anlarsınız. Aşk dolu, ızdırap dolu, duygu dolu bu romanda her insan kalbini yokluyor. Romana başlarken Zeyno'nun babasıyla olan konuşmasında Zeyno babasına kalp ağrısı adlı hikayesini anlayacağını söylüyor. İste ben tam olarak o odada bir yer yerde oturmuş bu kalp ağrısını dinlemiş gibiyim. *Sully Prudhomme'un dediği gibi: "Aşktan ölenler ne cennete ne cehenneme gidebilirler. Onlar için ebediyet olmaz, onlar cennet ve cehennemi yaşamışlar ve ruhları heyecanlarına, coşkunluklarına sarf edilmiş, bitmiş, yok olmuştur." Zeyno, canım Zeyno. Birden fazla uçurum arasında kalmış, babasıyla gönül bağı kurmuş, tahsilli, bilgili, derin ve düşünür Zeyno... Kitabın adını aldığı kalp ağrısını derinden derine yaşayan ana karakter bir Türk kadının vücut bulmuş hali. Düşüncesiyle, fikirleriyle, konuşmaları ve hareketleriyle aslında Sevda çekmenin ne olduğunu iyi biliyor. Aşk dedigi hastalığın Hasan olduğunu zannediyor. Saffet'e kafa, Hasan'a sinir sistemiyle bağlı. Fakat kendisine iki adamı birden sevmeyi yakıştıramıyor. Bunun yanında çocukluk arkadaşı ve daimi bir merhamet duyduğu Azize için aşkından vazgeçmeye hazir. Fedakarlığı, gönül dostluğunu, kalp ağrısının önüne koyuyor ve ömrü boyunca kalp ağrısına dayanabilecegini zannediyor. Fakat kim kalp ağrısına dayanabilmis ki? Zeyno kadar güçlü bir kişilik bile bu kalp ağrısına dayanabilecek gücü artık kendinde bulamıyor. Fakat insanoğlu ne kadar aciz? Kalp ne kadar yumuşak ve kırılgan? Bu kadar hassas bir kalbin bu ağrıya dayanması ne mümkün? Ne Hasan'la beraberken bir
Türk Edebiyatı
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2022 3. kitabı
Öyle bir kitaptı ki duygularımı kelimelere doğru bir şekilde dökebileceğimden emin değilim. Bu benim yazar ile ilk tanışmam belki hayranlığımın bir kısmı da bundan kaynaklanıyordur. Duygu yoğunluğu öylesine fazlaydı ki yer yer sindirerek okumam gerekti. Yazar özellikle bir kadının olaylar karşısındaki hislerini bence oldukça doğru aktarmış. Devamlı kendimi "evet ben de olsam böyle hissederdim" derken buldum. Karakterlerin verdiği kararlar için doğru ya da yanlış demiyorum çünkü bence bu kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Yalnız eminim ki bir çok kişi okurken en kızdığı karakteri bile bir noktada anlayacak hatta hak verecektir. Çünkü yazar okuyucunun karakterlerle empati kurmasını sağlayacak bir şekilde ele almış eseri. Eski kelimeler ağırlıklı olduğu için biraz zorlayıcı olsa da kesinlikle akıcıydı. Devam kitabını da en yakın zamanda okumak istiyorum. Eski Türk filmi tadında olan bu eser kesinlikle tavsiyemdir.
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 13:25
Tavsiye ile alıp okumaya başladığım , başlayınca kendimi bir film karesi içinde bulduğum muhteşem bir kitap. Bir aşk hikayesi fakat diğer aşk hikayelerine benzemiyor. Bir kadın düşünün en yakın arkadaşı için kendi aşkından vazgeçen , Bir adam düşünün aşık olduğu kadına bir nefes kadar yakın ama dokunamayan, Peki bir araya gelmek bu kadar zor olabilir mi? Kesinlikle çok zor. Ah Zeyno , Hasan , Azize :( O kadar etkilendiğim bir hikayesi vardı ki , çok samimi ve gerçekçi anlatılmış. kitabı kapattığımda bile hep düşündüm. Çoğu yerde kızdım , sinirlendim, saçmalıyorlar dediğim yerlerde oldu. Ama gönül rahatlığıyla ile okuyabileceğiniz , kısa sürede biten bir eser. Kitaplığınızda bulunmalı, ve okumalısınız..
1000Kitap
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20233,086 okunma

Yazar Hakkında

Halide Edib AdıvarYazar · 45 kitap
Halide Edib Adıvar (Osmanlıca: خالده اديب اديوار; d. 1882 veya 1884 - 9 Ocak 1964), Türk yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmen. Halide Onbaşı olarak da bilinir. Halide Edib, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatiptir. Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapmış bir sivil olmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. Savaş yıllarında Anadolu Ajansı’nın kurulmasında rol alarak gazetecilik de yapmıştır. II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte yazarlığa başlayan Halide Edib; yazdığı yirmi bir roman, dört hikâye kitabı, iki tiyatro eseri ve çeşitli incelemeleriyle Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Türk edebiyatının en çok eser veren yazarlarındandır. Sinekli Bakkal adlı romanı, en bilinen eseridir. Eserlerinde kadının eğitilmesine ve toplum içindeki konumuna özellikle yer vermiş, yazıları ile kadın hakları savunuculuğu yapmıştır. Birçok kitabı sinemaya ve televizyon dizilerine uyarlanmıştır. 1926 yılından itibaren yurt dışında yaşadığı 14 sene boyunca verdiği konferanslar ve İngilizce olarak kaleme aldığı eserler sayesinde zamanının dış ülkelerde en çok tanınan Türk yazarı olmuştur. İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörü olan Halide Edib, İngiliz Filoloji Kürsüsü Başkanlığı yapmış bir akademisyen; 1950’de girdiği TBMM’de ise milletvekilliği yapmış bir siyasetçidir. I. TBMM hükûmetinde sağlık bakanı olan Adnan Adıvar’ın eşidir. Çocukluk ve öğrencilik yılları 1882 yılında Beşiktaş, İstanbul'da doğdu. Babası, II. Abdülhamit devrinde Ceyb-i Hümayun (Padişah Hazinesi) kâtipliği, Yanya ve Bursa Reji Müdürlüğü yapan[1] Mehmet Edib Bey, annesi Fatma Berifem Hanım'dır. Annesini küçük yaşta veremden kaybetti. Evde özel dersler alarak ilköğrenimini tamamladı. Yedi yaşında iken yaşını büyüterek girdiği Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nden bir öğrencinin jurnali üzerine bir sene sonra padişah II. Abdülhamit'in iradesi ile uzaklaştırıldı[3] ve evde özel ders görmeye başladı. İngilizce öğrenirken çevirdiği kitap 1897’de basıldı. Bu, Amerikalı çocuk kitapları yazarı Jacob Abbott'un "Ana" adlı eseri idi. 1899 yılında bu çeviri nedeniyle II. Abdülhamit tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Daha sonra kolejin yüksek sınıfına geri dönerek İngilizce ve Fransızca öğrenmeye başlayan Halide Edib, Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nden lisans derecesi alan ilk Müslüman kadın olmuştur. İlk evliliği ve çocukları Halide Edib, kolejin son sınıfında iken matematik öğretmeni olan Salih Zeki Bey ile okuldan mezun olduğu yıl evlendi. Eşi rasathane müdürü olduğu için evleri hep rasathane içinde oldu ve bu yaşam ona sıkıcı geldi. Evliliğinin ilk yıllarında eşine Kamus-ı Riyaziyat adlı eserini yazmada yardımcı oldu, ünlü İngiliz matematikçilerin yaşam öykülerini Türkçeye çevirdi. Birkaç Sherlock Holmes hikâyesinin de çevirisini yaptı. Fransız yazar Emile Zola’nın yapıtlarına büyük ilgi duymaya başladı. Daha sonra ilgisi Shakespeare’e yöneldi ve Hamlet adlı yapıtının çevirisini yaptı. 1903 yılında ilk oğlu Ayetullah, bundan on altı ay sonra da ikinci oğlu Hasan Hikmetullah Togo dünyaya geldi. 1905 yılında gerçekleşen Japon-Rus Savaşı'nda Batı uygarlığının bir parçası sayılan Rusya'yı Japonların yenmesinin verdiği sevinçle oğluna Japon Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Togo Heihachiro'nun ismini vermişti. II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılı Halide Edib’in hayatında bir dönüm noktası oldu. 1908'de gazetelerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazmaya başladı. İlk yazısı Tevfik Fikret'in çıkardığı Tanin'de yayımlandı. Başlangıçta, -eşinin isminden ötürü- yazılarında Halide Salih imzasını kullandı. Yazıları, Osmanlı içerisindeki muhafazakâr çevrelerin tepkisini çekti. 31 Mart Ayaklanması sırasında öldürülme endişesiyle kısa süre için iki oğluyla Mısır'a gitti. Oradan İngiltere’ye giderek kadın hakları konusundaki yazıları nedeniyle kendisini tanıyan İngiliz gazeteci Isabelle Fry’ın evinde konuk oldu. İngiltere’ye gidişi o dönemde kadın-erkek eşitliği konusunda sürüp giden tartışmalara tanık olmasına, Bertrand Russell gibi fikir adamlarıyla tanışmasına vesile oldu. 1909'da İstanbul'a geri döndü, siyasi içerikli yazıların yanı sıra edebi yazılar da yayımlamaya başladı. Heyyula ve Raik'in Annesi adlı romanları basıldı. Bu arada kız öğretmen okullarında öğretmenlik ile vakıf okullarında müfettişlik görevlerinde bulundu. İleride yazacağı Sinekli Bakkal adlı ünlü romanı, bu görevler gereği İstanbul’un eski ve arka mahallelerini tanıması sayesinde ortaya çıkmıştı. Eşi Salih Zeki Bey'in ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine ondan 1910 yılında boşandı ve artık yazılarında Halide Salih yerine Halide Edib adını kullanmaya başladı. Aynı yıl Seviyye Talip romanını yayımladı. Bu roman, bir kadının kocasını terk ederek sevdiği erkekle yaşayışını anlatır ve feminist bir eser olarak değerlendirilir. Basıldığı dönemde birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Halide Edib, 1911 yılında ikinci kez İngiltere'ye gidip kısa bir süre orada bulundu. Yurda döndüğünde Balkan Savaşı başlamıştı. Balkan Savaşı yılları Balkan Savaşı yıllarında kadınlar toplum yaşamında daha aktif rol almaya başlamışlardı. Halide Edib de bu yıllarda Teali-i Nisvan Cemiyeti’nin (Kadınları Yükseltme Derneği) kurucuları arasında yer aldı ve yardım işlerinde çalıştı. Bu dönemde genç yaşta ölen arkadaşı ressam Müfide Kadri'nin hayatından esinlenerek Son Eseri adlı aşk romanını kaleme aldı. Öğretmenlik mesleğinin içinde olduğundan eğitim ile ilgili bir kitap yazmaya yöneldi ve Amerikalı düşünür ve eğitimci Herman Harrell Horne'un "The Psychological Principle of Education" (Eğitimin Psikolojik Temeli) adlı eserinden yararlanarak Talim ve Edebiyat adlı kitabı yazdı. Aynı dönemde Türk Ocağı içinde Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu, Hamdullah Suphi gibi yazarlarla tanıştı. Bu kişilerle dostluğu sonucu Turancılık fikrini benimseyen Halide Edib, bu düşüncenin etkisiyle Yeni Turan adlı eserini yazdı. 1911'de Harap Mabetler ve Handan isimli romanları yayımlandı. I. Dünya Savaşı yılları Balkan Savaşları 1913’te sona ermişti. Öğretmenlikten istifa eden Halide Edib, Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevine getirildi. I. Dünya Savaşı başladığında bu görevdeydi. 1916'da Cemal Paşa'nın daveti üzerine okul açmak üzere Lübnan ve Suriye'ye gitti. Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı. Orada bulunduğu sırada babasına verdiği vekâlet ile Bursa’da, aile doktorları Adnan Adıvar ile nikâhları kıyıldı. Lübnan’da iken Kenan Çobanları adlı 3 perdelik operanın librettosunu yayımladı, eseri Vedi Sebra besteledi. Yusuf Peygamber ve kardeşlerini konu alan bu eser, o yıllarda savaş koşullarına rağmen yetimhane öğrencileri tarafından 13 defa sahneye kondu. Türk ordularının Lübnan ve Suriye'yi boşaltması üzerine 4 Mart 1918’de İstanbul'a döndü. Yazar, hayatının buraya kadar olan bölümünü Mor Salkımlı Ev adlı kitabında anlatmıştır. Millî Mücadele yılları ve ABD mandası tezi Halide Edib, İstanbul'a döndükten sonra Darülfünun'da Batı edebiyatı okutmaya başladı. Türk Ocakları'nda çalıştı. Rusya'daki Narodnikler (Halka Doğru) hareketinden esinlendi ve Türk Ocakları içindeki küçük bir grubun Anadolu'ya uygarlık götürmek amacıyla kurduğu Köycüler Cemiyeti'nin reisi oldu. İzmir'in işgalinden sonra "millî mücadele" en önemli işi hâline geldi. Karakol adlı gizli örgüte girerek Anadolu’ya silah kaçırma işinde rol aldı. Vakit Gazetesi'nin sürekli yazarı, M. Zekeriya ve eşi Sabiha Hanım'ın çıkarttıkları Büyük Mecmua'nın başyazarı oldu. Millî Mücadele taraftarı aydınların bir kısmı işgalcilere karşı ABD ile işbirliği yapma düşüncesindeydi. Halide Edib bu düşüncedeki Refik Halit, Ahmet Emin, Yunus Nadi, Ali Kemal, Celal Nuri gibi aydınlarla 14 Ocak 1919'da Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Cemiyet, iki ay sonra kapandı. Halide Hanım, Amerikan mandası tezini Sivas Kongresi hazırlıklarını sürdürmekte olan Millî Mücadele'nin önderi Mustafa Kemal'e yazdığı 10 Ağustos 1919 tarihli bir mektupla açıkladı. Ancak bu tez kongrede uzun uzun tartışılacak ve reddedilecekti. Yıllar sonra Mustafa Kemal Nutuk adlı eserinde "Amerikan Mandası için Propogandalar" başlığı altında Arif Bey, Selahattin Bey, Ali Fuat Paşa ile telgraf görüşmeleri yanında Halide Edib'in mektubuna da yer vermiş ve mandaterliği eleştirmiştir. Yıllar sonra Halide Edib Türkiye'ye geri döndüğünde verdiği bir röportajında Millî Mücadele için "Mustafa Kemal Paşa haklıymış!" demiştir. İstanbul mitingleri ve idam kararı 15 Mayıs 1919 günü İzmir’i Yunanların işgal etmesi üzerine İstanbul’da ardı ardına protesto mitingleri düzenlenmekteydi. İyi bir hatip olan Halide Edib, 19 Mayıs 1919 günü Asri Kadınlar Birliği’nin düzenlediği ve kadın hatiplerin de konuşmacı olduğu ilk açık hava mitingi olan Fatih Mitingi’nde kürsüye çıkan ilk konuşmacıydı, attığı nutuk ile belleklerde büyük iz bıraktı. 20 Mayıs’ta Üsküdar mitingi, 22 Mayıs’ta Kadıköy mitingine katıldı. Bunları Halide Edib’in başkahramanı haline geldiği Sultanahmet mitingi izledi. Önceden hazırlanmadan ve yazmadan yaptığı konuşmada sarf ettiği “Milletler dostumuz, hükûmetler düşmanımızdır.” cümlesi bir vecize halini aldı. İngilizler İstanbul’u 16 Mart 1920’de işgal ettiler. Hakkında idam emri çıkardıkları ilk kişiler arasında Halide Edib ve eşi Dr. Adnan da vardı. 24 Mayıs’ta padişah tarafından onaylanan kararda idama mahkûm edilen ilk 6 kişi Mustafa Kemal, Kara Vasıf, Ali Fuat Paşa, Ahmet Rüstem, Dr. Adnan ve Halide Edib idi. Anadolu'da mücadele Haklarında idam kararı çıkmadan önce Halide Edib, eşi ile birlikte İstanbul’dan ayrılıp Ankara’daki Millî Mücadele’ye katılmıştı. Çocuklarını İstanbul’da yatılı okulda bırakarak 19 Mart 1920 günü Adnan Bey ile at sırtında yola çıkan Halide Hanım, Geyve’ye ulaştıktan sonra buluştukları Yunus Nadi Bey ile birlikte trene binip Ankara’ya gitmiş ve 2 Nisan 1920 günü Ankara’ya varmıştı. Halide Edib, Ankara’da Kalaba'daki (Keçiören) karargâhta görev aldı. Ankara yolunda iken Akhisar İstasyonu’nda Yunus Nadi Bey ile birlikte kararlaştırdıkları gibi Anadolu Ajansı isimli bir haber ajansının kurulması Mustafa Kemal Paşa'dan onay görünce ajans için çalışmaya başladı. Ajansın muhabiri, yazarı, yöneticisi, ayak işlerine bakanı olarak çalışıyordu. Haber derleyip Millî Mücadele’ye ilişkin bilgileri telgrafı olan yerlere telgrafla iletmek, olmayan yerlerde cami avlusuna afiş olarak yapıştırılmalarını sağlamak, Avrupa basınını takip edip Batılı gazetecilerle iletişim kurmak, Mustafa Kemal'in yabancı gazetecilerle görüşmesini sağlamak, bu görüşmelerde tercümanlık yapmak, Yunus Nadi Bey'in çıkardığı Hâkimiyet-i Milliye gazetesine yardımcı olmak ve Mustafa Kemal'in diğer yazı işleri ile ilgilenmek Halide Edib'in yürüttüğü işlerdi. 1921’de Ankara Kızılay başkanı oldu. Aynı yılın Haziran ayında Eskişehir Kızılay’da hasta bakıcılık yaptı. Ağustos’ta orduya katılma isteğini Mustafa Kemal’e telgrafla iletti ve cephe karargâhında görevlendirildi. Sakarya Savaşı sırasında onbaşı oldu. Yunanların halka verdiği zararları incelemek ve raporlamakla sorumlu Tetkik-i Mezalim Komisyonu’nda görevlendirildi. Vurun Kahpeye adlı romanının konusu bu dönemde oluştu. Türk'ün Ateşle İmtihanı (1922) adlı anı kitabı, Ateşten Gömlek (1922), Kalp Ağrısı (1924), Zeyno'nun Oğlu adlı romanlarında Kurtuluş Savaşı'nın değişik yönlerini gerçekçi biçimde dile getirebilmesini savaştaki deneyimlerine borçludur. Savaş boyunca cephe karargâhında görev yapan Halide Edib, Dumlupınar Meydan Muharebesi’nden sonra ordu ile İzmir’e gitti. İzmir’e yürüyüş sırasında rütbesi başçavuşluğa yükseldi. Savaştaki yararlılıklarından ötürü İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Kurtuluş Savaşı sonrası Kurtuluş Savaşı, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandıktan sonra Ankara'ya döndü. Eşi, Dışişleri Bakanlığı'nın İstanbul temsilciliği ile görevlendirilince birlikte İstanbul'a gittiler. Anılarının buraya kadar olan kısmını Türk'ün Ateşle İmtihanı adlı eserinde anlatmıştır. Halide Edib, cumhuriyetin ilanından sonra Akşam, Vakit ve İkdam gazetelerinde yazdı. Bu arada Cumhuriyet Halk Fırkası ve Mustafa Kemal Paşa ile siyasi fikir ayrılıkları yaşadı. Eşi Adnan Adıvar'ın Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşunda yer alması sonucu iktidar çevresinden uzaklaştılar. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılıp Takrir-i Sükun kanununun kabul edilmesiyle tek parti dönemi başlayınca, kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye'den ayrılmak zorunda kalarak İngiltere'ye gitti. 1939 yılına kadar 14 yıl boyunca yurt dışında yaşadı. Bu sürenin 4 yılı İngiltere'de, 10 yılı da Fransa'da geçti. Halide Edib, yurt dışında yaşadığı dönemde kitap yazmayı sürdürdüğü gibi Türk kültürünü dünya kamuoyuna tanıtmak amacıyla pek çok yerde konferanslar verdi. İngiltere'de Cambridge, Oxford; Fransa'da Sorbonne üniversitelerinde konuşmacı oldu. İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti. 1928 yılında ABD'ye ilk gidişinde Williamstown Siyaset Enstitüsü'nde yuvarlak masa konferansına başkanlık yapan ilk kadın olarak büyük ilgi çekti. Artık ABD'de yaşamakta olan oğullarını, Anadolu'da Millî Mücadele'ye katılmak için onlardan ayrılışından 9 yıl sonra ilk defa bu gezi sırasında tekrar görebildi. 1932 yılında Columbia Üniversitesi College Of Barnard'dan gelen çağrı üzerine ikinci kez ABD'ye gitti ve ilk gidişindeki gibi seri konferanslarla ülkeyi dolaştı. Yale, Illinois, Michigan üniversitelerinde konferanslar verdi. Bu konferansların sonucu olarak Türkiye Batıya Bakıyor adlı eseri ortaya çıktı. 1935 yılında İslam üniversitesi Jamia Milia'yı kurmak için açılan kampanyaya katılmak üzere Hindistan'a çağrıldığında Delhi, Kalküta, Benares, Haydarabad, Aligarh, Lahor ve Peşaver üniversitelerinde dersler verdi. Konferanslarını bir kitapta topladı, ayrıca Hindistan izlenimlerini içeren bir kitap yazdı. 1936 yılında en ünlü eseri olan Sinekli Bakkal’ın İngilizce orijinali "The Daughter of the Clown" yayımlandı. Roman aynı yıl Türkçe olarak Haber gazetesinde tefrika edildi. Bu eser 1943 yılında CHP Ödülü’nü aldı ve Türkiye’de en çok baskı yapan roman oldu. 1939'da İstanbul'a döndü ve 1940 yılında İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi kürsüsünü kurmakla görevlendirildi, kürsünün 10 yıl başkanlığını yürüttü. Shakespeare hakkında verdiği açılış dersi büyük yankı uyandırdı. 1950 yılında Demokrat Parti listesinden İzmir milletvekili olarak TBMM'ye girdi ve bağımsız milletvekili olarak görev aldı. 5 Ocak 1954 günü Cumhuriyet Gazetesi'nde Siyasi Vedaname başlıklı bir yazı yayımlayarak bu görevinden ayrıldı ve tekrar üniversitede görev aldı. 1955'te eşi Adnan Bey'in kaybı ile sarsıldı. Halide Edib Adıvar, 9 Ocak 1964 tarihinde İstanbul'da 80 yaşındayken böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Cenazesi, Merkezefendi Mezarlığı’na defnedildi. Sanatı Hemen her eserinde anlatı türünü benimseyen Halide Edib Adıvar, en çok Ateşten Gömlek (1922), Vurun Kahpeye (1923-1924) ve Sinekli Bakkal (1936) adlı romanlarıyla tanınır ve Cumhuriyet dönemi edebiyatında gerçekçi roman geleneğinin öncülerinden biri olarak kabul edilir. Eserleri genellikle içerik bakımından üç grupta incelenmiştir: Kadın meselelerini ele alan ve eğitilmiş kadının toplumdaki yerini arayan eserleri, Millî Mücadele dönemini anlatan eserleri ve şahsiyetleri, içinde bulundukları geniş toplumla birlikte ele alan romanları. İngiliz romanı geleneklerine uygun yapıtlarında Türk toplumunun geçirdiği evrimi, bu evrim sürecindeki çatışmaları, kendi deneyim ve gözlemlerine dayanarak sergilemiştir. Olaylar ve kişiler çoğunlukla birbirinin devamı özelliği taşıdığı için ırmak roman olarak nitelendirilebilir. Kadın psikolojisini derinliğine işlediği romanlarında, ideal kadın tipleri yaratmaya çalışan Halide Edib, romanlarını sade bir dil ve üslupla kaleme almıştır. Eserleri Roman Heyulâ (1909) Raik’in Annesi (1909) Seviyye Talip (1910) Handan (1912) Son Eseri (1913) Yeni Turan (1913) Mev'ud Hüküm (1918) Ateşten Gömlek (1923) Vurun Kahpeye (1923) Kalp Ağrısı (1924) Zeyno'nun Oğlu (1928) Sinekli Bakkal (1936) Yolpalas Cinayeti (1937) Tatarcık (1939) Sonsuz Panayır (1946) Döner Ayna (1954) Akile Hanım Sokağı (1958) Kerim Usta'nın Oğlu (1958) Sevda Sokağı Komedyası (1959) Çaresaz (1961) Hayat Parçaları (1963) Hikâye Harap Mabetler (1911) Dağa Çıkan Kurt (1922) İzmir'den Bursa'ya (1963) Kubbede Kalan Hoş Seda (1974) Anı Türkün Ateşle İmtihanı (1962) Mor Salkımlı Ev (1963) Oyun Kenan Çobanları (1916) Maske ve Ruh (1945)