Mor Salkımlı Ev

7,5/10  (68 Oy) · 
325 okunma  · 
61 beğeni  · 
3.020 gösterim
Evin kendisi, çocuğun hafızasında Mor Salkımlı Ev yaftasını taşır. Bu ev, yarım asırdan ziyade, bazan da her gece, bu küçük kızın rüyalarına girmiştir. Arka taraftaki bahçeye nazır pencereler, çifte merdivenlerin sahanlıklarındaki ince uzun pencereleri, baştan başa mor salkımlıdır ve akşam güneşinde mor çiçekler arasında camlar birer ateş levhası gibi parlar.

Halide Edib Adıvar, anılarını iki cilt haline kaleme almış, bu iki cildi de hayatının ayrı dönemlerinde yazmıştı. Mor Salkımlı Ev, yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar olan dönemi anlatır. ‘İstiklâl Savaşı Hatıraları’ alt başlığını verdiği Türk’ün Ateşle İmtihanı ise bu tarihten 1923 yılına kadar olan olayları.Mor Salkımlı Ev’de, ülkesinin tarihine hem bir aydın, hem de bir eylemci olarak büyük katkılarda bulunmuş bir yazarın yetiştiği yılları okuyacaksınız.
1 Çay 1 Kitap™ 
 27 Mar 17:03 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

İlk olarak, annesini küçük yaşlarda kaybetmiş bir kız çocuğu karşılıyor bizleri. Bu küçük kız, bir yandan Mevlevilik tesirinde ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir anneanne, diğer yanda isealafranga bir babanın etkisi altında ilk çocukluk dönemini geçiriyor. Fakat benliğini henüz tam idrak edemediğinden üçüncü bir kişiymiş gibi bahsediyor kendinden. Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/morsalkimliev/

Birsen Erol 
26 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Halide Edip'in yetiştiği çağı, kültürü, büyüdüğü ortamı geçirdiği süreci anlamak gerçekten iyi bir tecrübe oldu. Bir kere daha bir sanatçıyı iyi algılamak için günlük, anı veya biyografi okumanın önemini kavradım. Dili sadeleştirklmemiş, Can yayınları kelimelerin anlamlarını dipnot olarak vermiş. İsmi geçen hemen herkesle ilgili açıklayıcı dipnot var. Mutlaka faydası var ama yorucu olduğunu düşünüyorum. Şimdi daha iyi kavradım Halide Edip'in Sinekli Bakkal'ı nasıl, hangi alt yapıyla yazdığını.

Fatmanur Özyürek 
13 Haz 14:49 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Halide Edib'in çocukluk anılarından Birinci Dünya Savaşının son bulma dönemini anlattığı bu kitap beni gerçekten çok aydınlattı. O dönemki sosyal hayat, yazarın büyüdüğü ev, aldığı eğitim, karakterinin oturması, çevresinde olup bitenler bize aslında çok uzak değil. Sadece bir asır öncemiz ve ben hala bugün bile o zamanlarının mirasını taşıdığımızı düşünüyorum.
Aile yapısı çok farklıymış bir kere. Kadının toplumdaki yeri inanılmaz derecede acı verdi bana. Hala daha ileriye götürebiliriz ama ben yine de Atatürk'e ve o dönem yaşadığı çağdan çok ileri olan arkadaşlarına minnet duyuyorum.
Halide Edib'in aldığı eğitim bizimkilerle kıyas kabul etmeyecek kadar önde, okuduğu kitaplar çok seçkin, kendini yetiştirmesi apayrı,ortamında adı geçen insanlar hep bildiğimiz, duyduğumuz önemli kişilikler.
Onun düşünce dünyası, onun vefası, anneliği, vatanseverliği her türlü değeri çoktan hak etmiş. Belki de Osmanlı ölürken, içlerinden çıkan böyle seçkin insanlar sivrilmeseydi o zaman hiç Türkiye doğmazmış. Ona ve o dönemin insanlarına daha fazla önem vereceğime geç kalmışlığımı telafi edeceğime söz vererek kitabı kapattım.

İsmail | ... 
 10 Eyl 21:16 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Hayattaki tek gayesi, insanların hürriyet içinde yaşaması ilkesini benimsemiş olan bir kadın. Eğitim ve insanca yaşamayı tabiatımızın bir kuralı, kültürün ebediyeti için bir yaşam kaynağı olarak görmüştür. Yeri gelince bir öğretmen, yeri gelince bir asker veyahut bir hastabakıcı olmuştur. O gerçek bir Türk kadını idi.

Elbetteki yukarıda ifade ettiğim sözler Halide Edib Adıvar'ın üstün kişiliğinden çok küçük bir parçadır. Nitekim bu vatansever kadın yazarımızı hiçbir ansiklopedi yazamaz, hiçbir insan tam anlamı ile anlatmaya kuvvet bulamaz. Anadolu kadınının emsalsiz örneklerinden biriydi. Fikir ve düşünceleri; insanların madden ve manen esaretten kurtulmasına yönelikti, bunun devamında ise fennin ve ilmin ışığında ülkeye ve tüm Dünya insanlığına faydalı bir şahsiyet bırakmaktı. Çoğu zaman günlük hayatımızda kadınların hep ikinci sınıf vatandaşı muamelesi görüldüğünü yaşamış ve tatmışızdır. İşte O güzel insan bir asır önce, bunun ne kötü bir haslet olduğunu, insani vasıflarımızın önüne bir set çeken çirkin bir canavar portresini meydana getirdiğini hep haykırmıştır. Mor Salkımlı Ev adlı yapıtta ise, yazar doğumundan 1916 yıllarına kadar yaşamış olduğu ve yapmış icraatleri anlatılıyor tüm çıplaklığıyla.

Adıvar, gerek 2.Abdülhamit gerekse milli Mücadele kokusunun yaklaştığı yıllarda İstanbulda doğmuştur. Tahsili ve talebelik hayatı çok değerli insanlarla geçmiştir. Yahya Kemal Beyatlı, Ziya Gökalp, Tevfik Fikret gibi güzel Türk edebi insanlarının yanısıra Bertrand Russell gibi çağın yabancı münevver insanlarla da tanışmıştır. Şöyle ki bir gezisinde Russell'in evinde 1 hafta misafir kalmıştır. Sanat ve edebiyata önem verdiği için İngiliz ve Fransız ecnebileri ile hep yakın oldu. Balkan Harbinde kurmuş olduğu Teali-i Nisvan Cemiyeti ile yaralı kahraman askerlere hem hastabakıcı hem de bir şefkatli anne olmuştur. Lübnan ve Şam gezilerinde ise yetim kalmış Arap, Türk, Kürt ve Ermeni çocukların hayatlarını idame ettirmesi için yurtlarda görevli oldu. Onların eğitim ve barınmalarına hep öncü oldu. Hayatı hep mücadele ile geçerek, insanlara eğitimin, ilmin ne kadar değerli bir hazine olduğunu anlattı. İlk kocası ünlü matematikçi Zeki Salih Bey'dir. Ne kadar büyük bir saadet! Böyle müthiş bir kadına ancak ve ancak böyle bir bilim adamı eşlik edebilirdi.

Bu eserde genel olarak yazar; 2. Abdülhamit'in despot bir lider olduğunu, yapmış olduğu icraatleri eleştiriyor. Bunu yazılarında da dile getiriyor ve hatta çoğu ölüm ve tehdit dolu mektuplar alıyor bu yüzden. Belki böyle söylenmekle dini zayıf bir insan karikatürü mü çıkmış oluyor? Hayır, hayır. Bilakis yazar kitabın çoğu yerinde dine, dinlere ne kadar önem verdiğini bahsediyor. Hayatının her deminde hem ilmi çalışmaları hem yardımseverliği hep din istikametinde olduğu, öbür dinlerinde( kutsal kitaplar) mutlakiyette barışı savunduğunu söylüyor. Fakat aynı bizde olduğu gibi -gerici- sıfatının her sosyal toplumda yıkıntıya imkan sağladığını, her dinde kokuşmuşluğa ve çürümüşlüğe yol açtığını anlatıyor. Adıvar; padişahın bireysel şahsından ziyade; birileri tarafından kullanılıp, esas vatansever Anadolu halkını duymazdan geldiği için hep bir eleştiri yapmak zorunda kalmıştır.

Kurtuluş Savaşı'nda ve diğer harplerde bütün yükü omzuna almış Anadolu Kadınlarını ve bu berrak, güzel , gurur verici İstiklalimizin bireylerini biz okuyuculara aktaran Halide Edib Adıvarı saygı ve rahmetle anıyorum...

Neslihan Sürmeli 
 31 May 15:47 · Kitabı okudu · 27 günde · 9/10 puan

Kitap çok yoğun bir dönemime denk geldiği için elimde uzun süre kaldı ancak her satırını zevkle okudum diyebilirim. Yakın tarihimize Halide Edib ile tanıklık etmek, çocukluk dönemini, yetişme yıllarını anlamak, eski İstanbul'u onun hatıraları ile canlandırmak çok çok güzeldi. Sahaftan aldığım 3.basım olan kitap aynı zamanda eski Türkçedeki kelimeleri de öğrenmeme yardımcı oldu. Okuduğum ilk Halide Edip kitabı olması açısından faydalıydı çünkü yazdığı diğer kitaplar için bilgilendirmeler içeriyor. Herkesin mutlaka okuması gereken hatta en az bir kez daha okunmayı hak eden bir kitap.

Deniz Keskin 
16 Şub 16:56 · Kitabı okudu · 22 günde · Puan vermedi

Sadece Halide Edip'in anılarını okumuyoruz bu kitapta. Tanzimat sonrası bir devrin nasıl oluştuğunu, iki karşıt düşüncenin nasıl çatıştığını okuyoruz. Tarihi bir dönemi tüm gerçekliliğiyle okuyoruz.

Halil Yavuz KAYA 
11 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Halide Edip, anılarını dönemsel olarak anlattığı Mor Salkımlı Ev de ki anılarının ilk bölümüdür.
Çoçukluğunu üçünçü şahsın ağzından anlatırken;Hayat ağacının dallarındaki bir serce gibi bir o dala bir o dala atlamakta... tabi ki bu okurda zaman zaman çoçukluk yıllarındaki zaman şaşırmasına neden olmakta.Taki...! kendini, daha doğrusu içinde kendisininde bulunduğu bir dönemin şahitliğini de yapmakta olduğu bölüme dek sürmekde .Halide Edip şahitliğini yaptığı biyoğrafik anlatınında anılardan ziyade o dönemin içtimayi yaşamında kendi yerini, durumunu pekiştirmektedir.Bunun en güzel kanıtı da Türkün Ateşle İmtihanı eserinin (anılarının ikinci bölümü) İngilizce yazımında kitabın adı:My share in the Turkhis ordeal (Türkün Sıkıntılı Mücadelesindeki Payım) İşte bu "PAYIM" kelimesinin içinde yatmakta...
Hemen ifade etmeliyim ki, O döneme ait harihsel anlatımlardan yine bir anı kitabı olan Yüzbaşı Selahattin'in Romanı ile olsun, Şevket Süreyya'nın Tek Adamıyla olsun bazı ters düşmeler hissettim. Bu bir inceleme konusu olabilir...İfade etmeye çalıştığım terslikler, o günün siyasal, ve iktisadi yaklaşımları ile İttihak ve Terakkinin idarecileri ile politikaları hakkındadır...
Kitap'ı okurken, Halide Edip Handa nı , Sinekli Bakkalı Hangi ruh hali ve hangi ortamda yazdığını, Sinekkli Bakkalının Rabia' sının bir nebze olsa da Halide'nin kendisi olduğunu hissediyorsunuz...
İlk eşi ile dokuz yıllık evliliği ve iki erkek evlat sahibi olmasına rağmen İlk eşi Salih Zeki den uzunca ve övgü dolu ifadelerle bahsetmesine rağmen ayrılığın üzerine bir daha söz açmadan dönemi kapatması bende bir soru işareti yarattı, Neden mi?
İfade edeyim efendim: Halide ismi babası oğlan bekleyip adını Halit koymayı düşünmekte, Ama kız olunca yinede içinde Halit olan Halide olmuş adı. bu bir.
Edip adı yazarlığından dolayı değil Babasının Adını almış. Edip beyden.
Adıvar, İkinci eşinin soyadı...
Olmuş Halide Edip Adıvar...
Çözemediğim bir başka konu . Neden hep hikayenin kahramanları sarışın ve mavi gözlüler ?
Yazarın toplumun herkesimiyle barışık uzlaştırıcı bir yaklaşım çizmesi, barışcıl atmosfer yaratması harikulade bir duyarlılık hissi verdi bende...
Bir de bu kitapta hiç hafızamdan silinmiyeçek bir kelime var..." Maamafih" ortalama her sayfada en az iki kez kullanılmış...
Sözün özü. güzel kitap... ancak tarihsel süreç içinde bazı kitaplarla birlikte mütalaa edilmelidir.....
Güzel okumalar diliyorum....

BARIŞ ALTINTAŞ 
07 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Halide Edib deyince şöyle bir duruyorum.Cümlelerim hep eksik kalacak sanırım.Halide Edib çocukluğundan kurtuluş savaşı dönemlerine dek olan anılarından bahseder.Mor Salkımlı Ev samimi ve sade bir anlatıma sahip.Bütün eserleri gibi bu da kendini okutuyor.Mor Salkımlı Ev çok da güzel gösteriyor ölümsüz yazarların nasıl salkım salkım yetiştiğini.Halide Edib sunduğu anlatımıyla anılarını bizlerle yeniden yaşatıyor.Eğer bir yazar olabilseydim Halide Edib en başta yol göstericilerimden biri olurdu.Halide Edib okuyan herkes bilir ki satırlar arasında kaybolan zaman heba olmamıştır..!

reyhan® 
19 Oca 09:24 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 9/10 puan

Halide edip in en guzel kitaplarindan degil bence ama anilarini cok guzel annattigi bir eser.Kitaptaki mor salkimli evi keske gorebilseydim diyorum.Evin betimlemesi harika yapilmis.Tavsiye ederim fakat okumayi sevmeyenler icin biraz agir gelebilir.

Tuğba Onat 
07 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 632 günde · 6/10 puan

Kitabı edebiyat dersi için ödev konusu olarak almıştım. Aslında güzel bir kitap ama nedense o zaman bana çok sıkıcı gelmişti. en uzun sürede okuduğum kitap bu. Çok fazla beğenmemiştim. Ve dili olsun anlatımı olsun o zaman için bana ağır gelmişti.

2 /

Kitaptan 62 Alıntı

Mâsiva 
25 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ben bu bayrağın altında doğmuş bir Türk kadınıyım.Burada yaşadım,burada öleceğim."

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib AdıvarMor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar
Mâsiva 
27 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Milletinin ve memleketinin geleceği tehlikede olmamak şartıyle ben daima savaşa karşıyım.

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib AdıvarMor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar
İsmail | ... 
10 Eyl 20:06 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

-Sen niye şarkı söylemiyorsun Jale?
-Benim artık annem yok ki...

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar (Sayfa 291)Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar (Sayfa 291)

Ramazan başlamıştı.
Önce sokaktan geçen erkeklerin ve çocukların ellerinde bir yandan öbür yana salladıkları fenerler, odanın perdelerinde ışıktan yarım daireler çizerek geçiyorlardı. Sonra sahura kaldıran davul… O günlerde İstanbul’un bu kısmı sadece eski ve geniş saçaklı ahşap evler ile dolu idi. Sütnine elimi yakaladı ve beni camiye götürdü. Sokaklar, yüzü peçeli gençler, renk renk çarşaflı kadınlar, ellerinde tespih çeken erkeklerle dolu idi. Her cami avlusu, renkli ve değerli taşlardan yapılmış tespihler, çubuk, sigara ağızlıkları, kuruyemiş, baharat ve akla gelmeyen şeylerle dolu idi. O evde, Ramazan gecelerinde Ahmet ağa beni Karagöz’e de götürürdü. Üsküdar çarşısında büyük bir kahvede oynarlardı. Sokakları kalabalık kız erkek alay alay çocuk hatta büyükler kahvenin bahçesine dalarlardı. Sinekli Bakkal’daki kız Tevfik bu akşamların bende bıraktığı intibahtan bir hayli şey almıştır. Kahveye seyirciler için birer iskele konur, orta yerde küçük beyaz bir perde, üstünde acayip bir ejderha resmi dolaşır arkasında esrarlı bir vızıltı işitilir. Küçük seyirciler ayaklarını yere vurarak “Başlar mısın, başlayalım mı?” diye bağırır dururlardı. Nihayet teflerin çalınması ve perde arkasından gelen bir şarkı seyirci alayını teskin eder ve sonra da oyun başlardı.

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib AdıvarMor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar
Birsen Erol 
24 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Burada hep Kant'ın bir sözünü hatırlarım: "Dünya sahnesine insanların girişini, şiddetle bir nefret duymadan seyretmek mümkün değildir. Çünkü insanların birbirlerine yaptıkları kötülük tabiatın yaptığından çok daha fazladır."

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar (Sayfa 226)Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar (Sayfa 226)
Mâsiva 
21 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kimi küçücük bir çocuğun gönül amacı, en büyük hükümdarların bile demir kilitli kapılarını açıp içine giriyor.

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib AdıvarMor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar
İsmail | ... 
09 Eyl 20:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bir kadın, her zaman kocasının dışarıdaki münasebetlerine tahammül edebilecek bir vaziyette olsa dahi kendi evini başkası ile paylaşması mümkün değildir. Çin yazılarında bunu ifade edebilen iki sembol vardır. Açıkta iki kadın sulh sembolüdür, dam altında iki kadın harp sembolüdür.

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar (Sayfa 106)Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar (Sayfa 106)
Mâsiva 
 24 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Esasen kendimi bildim bileli yatağa yatmadan "Yattım sağıma,döndüm soluma, sığındım Süphan'ıma,hep şu melekler şahit olsun dinime,imanıma" cümlesini tekrarlamayı öğrenmiştim.

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib AdıvarMor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar
Mâsiva 
 28 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Caminin olduğu yere tırmanırken,Hazreti Peygamberin bir sözünü kendi kendime tekrarlıyordum :"Bütün uzun boylular ahmaktır,Ömer'den başka;bütün kısa boylular fitnedir,Ali'den başka..."

Mor Salkımlı Ev, Halide Edib AdıvarMor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar