Elise Kova bir kere de şaşırt...
Bütün kitapların sonu birbirinden daha kötü bir olayla bitiyor ve bende artık ciğer kalmadı üzülmekten.Kitabın özetini geçmeye çalışmayacağım zaten bu kitabı da okuduysanız her şeye hakimsinizdir.Öncelikle benim çok sinir olduğum ve önceki kitaplarda da olan Vhalla’nın sürekli kendini ezikleme durumu bu kitapta da vardı.Kız ordudaki en önemli konuma sahip hem Aldrik’in sevgilisi hem de gıy gıy gıy hem kendini küçük görüyor hem de kendini küçük görenlere de sesini çıkartmıyor.Bu durum inşallah gelecek kitapta azalarak biter ki ben de öyle olacağını düşünüyorum.Baştan sona kadar kitapta sinirimi bozan neredeyse hiçbir şey olmadı ta ki sonlara doğru.Sadece anlamlandıramadığım şeylerden biri ilk başta Daniel’le ilgili düşünceleri ve bunu Baldair’e falan anlatmasıydı.Kızım sen Aldrik’e aşık değil misin? Onun için ordan burdan atlayıp Kuzey’i geçmedin mi? E Daniel’i de arkadaşın olarak görüyorsun ama bunu ıkına ıkına söylemesi aşırı canımı sıktı.Bunun dışında bana kriz geçirten o sona gelelim... Aldrik’in Vhalla’ya artık birlikte olmayacaklarını söylediğindeki tavrı neydi öyle ? Sırf Vhalla’yı uzak tutmak için sözleriyle resmen öldürdü kızı.Bence sonuna kadar mücadele verip bir anda böyle 180 derece dönüş yapıp Aşkından vazgeçmesi çok saçmaydı.Vhalla’yı korumaya çalıştığını hadi anladık ama bunu daha mantıklı bir şekilde yapabilirdi.Aldrik’in öfkesinden şamar oğlanı Baldair ve Vhalla nasibini almasıyla Aldrik’e olan öfkem 2 katına, Vhalla’nın çekip gitmesinden sonra ortalığı yakıp yıkmasıyla ise 5 katına çıktı.Yani ne bekliyodun Vhalla onca laftan hakaretten sonra kalıp, sen evlenirken de müstakbel karının kafasında kına tepsisi mi çevirecekti? Ama ama ama bütün bunlara rağmen bu sonun beni içten içe tatmin ettiğini itiraf etmem gerekir çünkü bu ayrılığın ikiliyi güçlendireceğini ve gelecek kitapta daha güzel olaylara şahit olacağımızı düşünüyorum.Ara vermeden herkesin konuştuğu 4. Kitaba geçeceğim.Umarım bu kitapta da üzüntüden yerlerde sürünmem...