Gönderi

Bilindik bir son!
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 23:28
"Beni öldürdüler, Wene Hala..." Ölmek üzere olan Santiago Nasar'ın son sözleri bunlardı... Aslında bu cümlenin analizini yaptığımızda kitabı baştan sona özetleyebileceğini söyleyebiliriz. Daha ölmemiş birinin sözleri bunlar. Yaşarken bile öldürüleceği kesin bir şekilde biliniyor. Bunu güncel olaylarla bağlantılı anlatmak gerekirse bunu en iyi anlayacak olanlar kadınlar, kadınlarımız! Buradaki karakter erkek olsa da kaderi aynı... Kitap içerisindeki olaylara baktığımızda aslında çok da yabancı olmadığımız imgelerle karşılaşmaktayız. Kaderci bir anlayış, evlilik ritüelleri, namus vb.. Kelime analizinden devam edecek olursak "öldürdüler" demekle aslında kendisini öldüren ikiz kardeşlerden çok, toplumu anlamamız gerektiği kanısındayım. Çünkü ölen kişi dışında neredeyse bu sonun böyle olacağını herkes biliyor. Toplum yine kaderci bir anlayışla -çünkü kitap içinde kaderciliğe çok vurgu yapılıyor- her şey olacağına varır düsturuyla hareket ediyor. Katil olacak olan! kardeşleri, olacak olan kardeşler diyorum çünkü bunu açık bir şekilde gösteriyorlar, kimse engellemek için bir şey yapmıyor. Ellerinde bıçaklarla öldüreceklerinin açık bir kanıtını sunuyorlar. Güncel olarak yine tanıdık bir tablo, yine kadınların durumu... Fakat burada vurgu yapılacak yerlerden birisi de namus cinayetinin sebebi olan kadında gizli. Buradaki karakterimiz evlendiğinde kocası kızın bakire olmadığını söyleyerek ailesinin evine geri gönderiyor. Kız da bunu yapanın S. Nasar olduğu yönünde bir beyanda bulunuyor. Fakat kitabın ilerleyen kısımlarında aslında S. Nasar'ın kötü bir karakter olmasına karşın bu tecavüz olayını gerçekleştirmediğini, kızın aslında başka birini koruduğunu görüyoruz. Burada da güncel bir tespit yapmak gerekirse "kadının beyanı esastır" görüşü üzerinden yorumlamak gerekiyor. Kendi derslerimde tartıştığımız bir konu olduğu için eklemek istedim. Buradaki "kadının beyanı esastır" sözü aslında kadın ne söylerse haklıdır anlayışına sebep oluyor çoğunlukla. Bu yanlış algı buradaki olay gibi haksız sonuçlar da doğurabilmektedir. Bu sözün temelde anlamı, derslerde vardığımız sonuç: Kadının söylediklerini ciddiye alalım fakat yaptığı beyanın doğruluğunu kadının güvenliğini sağlayarak araştıralım. Bu her iki cinsin adaleti açısından önemlidir. Eğer kadın haklıysa bir taciz bir cinayet önlenebilir. Fakat kadın yanıltmaya yönelik bir iftira attıysa da erkeğin bu iftiradan aklanması ve kendisine yöneltilecek suçlamalardan zarar görmemesi adına uygulanması gereken bir ilkedir bu "kadının beyanı esastır" ilkesi... Kitapla ilgili yaptığım temel tespitler bunlardı. Okuyanların kendi toplumumuzdaki benzerlikleri göreceğini düşünüyorum. Bu sayede karşılaştırmalı olarak daha farklı tespitler de elde edilebilir. İçeriğini açıklamamak adına burada sonlandırıyorum. İyi okumalar...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
·
54 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
kitabı bitirdikten sonra okuyayım dedim ama dayanamadım :) Eline sağlık
Erselll
Gönderi Sahibi
Tamam çocuk :)