📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
En niteliksiz âlim bile halktan ayırt edilir. Bu yüzden o, hacamatçının şişesinde bulduğu baldan tiksinmez ve iyi bilir ki hacamat şişesi balı bozmaz. İnsan tabiatının böyle bir baldan tiksinmesi, hacamat şişesinin kirli kan için yapılmış olduğuna dayanan halkın cehaletinden ileri gelir. Nitekim cahil kişi kanın şişenin içinde bulunduğu için kirlendiğini zanneder; kanın kendini niteliğinden dolayı kirli olduğunu bilmez. Eğer balda kirlilik vasfı yoksa o kapta bulunması ona böyle bir özellik kazandırmaz. Dolayısıyla onu kirli kabul etmek gerekmez. Bu, yersiz bir kuruntudur ve halkın çoğunu etkisi altına almıştır. Bir sözü, her ne zaman insanların hakkında iyi düşündüğü bir kimseye nispet etsen, yanlış da olsa o sözü kabul ederler. Eğer onu insanların kötü bildikleri birine nispet etsen, doğru bile olsa reddederler. Bu nedenle onlar kesinlikle doğruyu insanlarla tanırlar yoksa insanları doğruyla değil.
Akıllı kimse ise akıllıların efendisi olan Hz. Ali'nin (radiyallahu anh) "Doğruyu kişilere göre değerlendirme. Aksine doğruyu bilirsen ehlini de tanırsın" sözüne uyar. Akıllı kişi önce doğruyu bilir, sonra sözün kendisine bakar. Eğer bu söz doğru ise, söyleyen kişinin görüşleri yanlış da olsa doğru da olsa kabul eder. Hatta doğruyu, dalâlet ehlinin sözleri arasından ayırmaya gayret eder ve bilir ki altının mâdeni topraktır. Sarraf kendi hünerine güvendiği sürece elini kalpazanın kesesine daldırmaktan ve saf altını sahtesinden ayırmaktan çekinmez. Deniz kıyısında dolaşmak usta yüzücülere değil yüzme bilmeyenlere yasaklanır. Yılana dokunmaktan usta yılan terbiyecisi değil çocuklar alıkonulur.
Sûfiler kendilerini Hakk'a adamış olup Yüce Allah'ı zikretmeyi, istek ve arzularına muhalefeti ve dünyevî lezzetlerden yüz çevirerek Allah'a giden yolda yürümeyi âdet edinen kimselerdir.