Müjgan’ın güzelliği bakınca anlaşılmazdı, durunca fark edilirdi; öyle herkesin gözüne düşmezdi, biraz susmak, biraz anlamak isterdi. Yüzünde acele yoktu, gülüşü bağırmazdı, ışığı kendindendi; geceye yakışırdı müjgan, çünkü karanlıkta parlayan şeyler daha sahicidir. Güzelliği aynada değil, bir bakışın arasında, yarım kalan bir cümlenin sonunda dururdu; insanı kendine hayran bırakmazdı, insanı kendinden alırdı. Müjgan güzel değildi sadece, müjgan unutulamayacak kadar derindi.