ülkemizdeki özgürlüğün, insan haklarının, adaletin/hukukun nasıl ayaklar altına alındığını anlatan; okudukça, olan biten tüm bu saçmalıkların 40 yıl öncesinde kalmadığını, günümüzde de sistemin aynı şekilde işlemeye devam ettiğini gözler önüne seren bir kitap.
Abdullah Harmancı'nın öykülerini, bir Konyalı olarak keyifle okurken; denemelerinden de aynı lezzeti aldığımı söylemek isterim. Denemelerde çokça Konya olması sebebiyle, bahsi geçen mekanlardan farklı zamanlarda geçmiş olmak çok güzel bir his.
Bazı parçalardaki melankoli, karamsarlık, geçmişe özlem, geçmişin pişmanlığı; cümlelerde kendimi bulmama neden oldu.
Yaş ilerledikçe mazi bir pişmanlığa evriliyor. Daha iyi yaşasaydım, daha güzel yaşasaydım, daha doğru yaşasaydım, daha dolu dolu yaşasaydım, daha yavaş yaşasaydım... diye diye acıtıyorsunuz kalbinizi.