...ne tuhaf, diye düşündü, nasıl da durmadan çocukluğum geliyor aklıma, belki de Clarissa'yı gördüğüm içindir; çünkü kadınlar bizden çok daha fazla geçmişte yaşıyorlar, diye düşündü. Mekanlara bağlanıyorlar ve babalarına...
Güneşi gölgeleyen bulut gibi bir sessizlik çöker Londra'ya; ve gönüllere. Çabalar biter. Zaman, yelken direğinde çırpınır. Orada dururuz; orada kalırız. Kaskatıyızdır, insanın bedenini sadece alışkanlıkların iskeleti dik tutar. İçimizde hiçbir şey yok, dedi Peter kendi kendine; içinin oyulduğunu, bomboş kaldığını hissediyordu. Clarissa beni reddetti, diye düşündü. Orada dururken Clarissa beni reddetti diye düşündü.
Clarissa, dimdik oturuyordu; soluğunu tuttu.
"Aşık oldum," dedi Peter, ama Clarissa'ya değildi sözleri, karanlıkta beliren birineydi, ona dokunamıyordunuz, ama elinizdeki çelengi yere, çimenlere bırakmanız gerekiyordu.
"Aşık oldum," diye yineledi. Clarissa'ya söylüyordu bunu kuru bir sesle...