İz

Godot'yu Beklerken
Puan vermedi·124 syf.··
2025 79. kitabı
  Zaman varoluşun çerçevesini çizen, ona anlam ve sınır kazandıran bir boyuttur. Bu eserde Estragon ve Viladimir'in kuru, çıplak bir alanda eylemsizce sıkışıp kaldıklarını ve zaman kavramını kaybettiklerini görüyoruz. Godot'nun gelmeyeceğini söyleyen çocuğa Viladimir'in  “Beni gördüğünü söyle.” demesi, ertesi gün "beni görmediğini söylemez umarım."diye düşünmesi varolduğunu ispatlama arzusunu açıkça göstermektedir. Birbirinin aynısı olan kaç gün geçtiğini Estragon hiç fark etmemektedir, farkında olmadan, hiçbir soru işareti taşımadan, gitmek arzusuyla yanan her defasında geri dönen, karar alamayan, uygulayamayan pasif biriyken, Viladimir umudu temsil eden, vazgeçmeyen biridir. Pozzo'nun “Kimsiniz siz?” Sorusuna Viladimir “insanlarız” diye cevap vermiştir. Yani özde   ikisi de “tüm insanlık"tır. Tüm insanlık gibi sıkışmış, harekete geçemeyen, ne beklediğini bilmeyen, bir anlam arayan ya da umutsuzca gece ve gündüz arasında yaprak gibi savrulan tüm insanlık. Yine Viladimir'in sözleriyle “ işte tüm yönleriyle insan, suçlu kendi ayağıyken ayakkabısına kızıyor.” Dışsallaştırarak sorumluluklarından kaçmaya çalışan insan… Godot'un kim olduğunu bilmedikleri halde bir kurtarıcı olarak görüyorlar.  Kimdir, nedir, nasıl görünür bilmeseler de onları  içinde bulundukları durumdan onun kurtaracağını umut ederek eylemsizliği sürdürüyorlar. Zamansızlık, ölmekle yaşamak arasında da bir fark bırakmıyor, bu yüzden olsa gerek Estragon ölmekle beklemek aynı şeymiş gibi kendini asmaktan bahsediyor.   Gerçekte çekip gitmek istiyoruz ama nereye gideceğimizi bilmiyoruz, bir şeyler bekliyoruz ama ne beklediğimizi bilmiyoruz. Bu eser  sorgulamayı ve varoluşumuz üzerine düşünmeyi amaçlamıyordur pek muhtemel, ancak okuyanın üzerinde bıraktığı etkili bir  soru oluyor, “hayatın anlamı ne?”
İnsan ve Hayat
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma