"Kusura bakmayın ama açıkça söyleyeceğim: Her meslekte olduğu gibi, öğretmenler arasında da öğretmenlik mesleğine yabancı çok kimseler vardır. Bunlar zanaatçı bile değildir, öğretmenlik çalışmalarını çok küçük gören gündelikçilerdir. Böyle kişilere dostça bir öğüdüm olsun. Öğretmenliği bıraksın, kendilerine başka bir iş arasınlar. Gitsinler, ticaretle uğraşsınlar, sekreter olsunlar. Ruh ve gönül işi yapacak insanların görev yapması gereken yerlere onlar değil başkaları gelsin."
İnsan kabul edebildiği kadarını taşıyor içinde. Taşıyabildiği kadarıyla güçleniyor, aşina olduğu hikâyeyi anlatabiliyor en kolay. Bilmediğini bilebilmek için devam ediyor yoluna, anlamlandıramadığı yerde bırakıyor, bazen de taşıyamayacağının farkında olduğu bir şeyin içre sızısında eziliyor.