Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Gülümse

Gülümse
@gulisi
Ruhunu kaybeden dünyayı kazansa ne çıkar! Victor Hugo
İnsan; ilgisine paha biçemediği bir varlığın ilgisizliğinde nerede olursa olsun cehennemde değil miydi?
Sayfa 97 - Destek Yayınları
Reklam
Tekâmülde belli bir seviyeye ulaşabilmiş ve daha da ilerleyebilecek herkes gibi, kendi korkusundan yeniden doğdu Numi, deneyimleyerek... üzerine giderek... vazgeçmeyerek. Düşünerek, analiz ederek, saplanıp kalmayarak... fark ederek. Ama doğumlar her zaman çok sancılıydı.
Sayfa 72
Hayat kaçmaya çalışanlar için ağırdı. Durup yüzleşmek, kendin olmak için çaba göstermek, gerekirse yeniden doğmak için yaşarken ölmek şarttı.
Sayfa 72 - Destek yayınları

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Kalbin lekesi değil miydi korku?!
Sayfa 72 - Destek yayınları
Asla, dokunduğu yerde iz bırakan, istenmezliğin her halini barındıran ne keskin bir kelimeydi. O kadar keskindi ki, kelimeler maddeye dönüşse “asla” ancak jilet olabilirdi.
Sayfa 70 - Destek yayınları
Reklam
Beyin düşünce doğuran bir organdı. Doğurduğu düşünceyi amaca yöneltmiyorsa enerji boşa harcanmış oluyordu. Ancak düşüncesini detaylarıyla analiz edip tamamlayabilen varlıklar düşüncelerini maddeye dönüştürebiliyorlar, düşüncelerini gerçekleştirebiliyorlardı. Düşünceden düşünceye atlayan, meraklarını ehlileştiremeyenlerde sadece konuşuyorlardı.
Sayfa 62 - Destek yayınları
Yaşam, hayatın değerini bilmeyen organizmaların yaşamasına izin vermiyordu.
Sayfa 62 - Destek yayınları
Analiz edilmeyen duygular başı boş esen fırtınalardı, analiz edip fırtınayı anlamak, estiği kaynağı bulmak fırtınayı durdurabilmenin tek şartıydı.
Sayfa 36 - Destek yayınları
Unutma, ancak bütünün tamamı kadar yalnız, her bir parçası kadar çoksun. Ruhun her daim anlamlarla varolsun.
Sayfa 27 - Destek yayınları
Adaletsizlikle geçen bir hayat dayanılır gibi değildi!
Sayfa 25 - Destek yayınları
Reklam
İnsan, sevdiği birine duyduğu öfkeyi nefrete çevirmeye çalıştığında, altında ezileceği bir yük alırdı sanki sırtına.
Sayfa 24 - Destek yayınları
Kelimelerin ruhtaki fırtınaları dindirebilmesi için önce anlamlarını bedene indirmeleri gerekirdi.
Sayfa 23 - Destek yayınları
İnsan kendinden iyileşebilir miydi?
Sayfa 21 - Destek yayınları
“İnsanlar çok yozlaştılar, dünyadan, yaratıklardan koptular. Ölüm korkusu bitirdi onları. Başlarını bu korkudan dolayı taştan taşa vuruyorlar. Vurdukçada tozutuyorlar. İnsanlar bir gün karınca oldukları gün, karıncalar gibi alçakgönüllü oldukları gün, birbirlerini yemedikleri gün kendilerini kurtaracaklar...”
Sayfa 80 - Yapı kredi yayınları
Düşünce için bu dünyada her şey sonsuzdur. Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulup fili yener. Onun için bizler karıncaların en küçük bir düşüncesine izin vermeyeceğiz. İzin vermemek için de kafamızı çatlatıp, bütün filler ve hüdhüdler, sarıca karıncalar, yani tekmil biz sömürücüler, yok yok özgürlükçüler, onlar kıyamete kadar düşünmesinler diye yeni icatlar bulacağız.
Sayfa 56 - Yapı kredi yayınları
61 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.