Çimlerin üzerindeki parmaklarıma baktı ama uzanıp dokunamadı. Elbette biliyordu. Hep benden daha öndeydi. Pus çökünce hiçliğe karışan yıldızlar gibi, bir gün yok olacağımızı bildiğinden, ilk vazgeçen o olmamış mıydı zaten?
—Gerçekten komik değil mi? Artık benim sen başkasını seveceksin diye ödüm kopuyor, kötülüğe yenileceğim diye...
—Benim için başkası diye bir ihtimal yok. Ya sen varsın ya yokluğun. Hep böyle oldu. Ya sana sarılırım ya yokluğuna.
"Kaybedilenlerin yeri nasıl dolar?" diye sordu Ayzer. "Sevdiğin birini kaybettiğinde yeri nasıl dolar?
"Alışırsın." Arın'ın sesi sadece bu kelimeyle değişti, soğuk ve katıydı.
"Bu kötü bir şeymiş gibi söyledin."
"En kötüsüdür."
"Neden?"
"Alışırsan unutursun çünkü."