İlahiyat…Teknoloji…Makam…Ud…Kitap ve tabii ki Annelik.
En önemlisi rıza-i ilahiye mazhar olabilmek.
“Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok”
İslam düşünürleri, mûsikî ile ilgili bilgi materyallerini de vahy süzgecinden geçirerek değerlendirdiler ve bunun sonucunda ortaya oldukça ihtişamlı bir İslam mûsikî düşüncesi formu çıktı. İslam mûsikî düşüncesi formu, el-Kindi, Farabi ve Ibn Sina gibi düşünürler ve İhvan-ı Safa gibi bir düşünce ekolünün katkıları sonucu, sözkonusu ihtişamına ulaştı.
Mûsikîdeki makrokozmik boyuta ulaşabilmek için önce mikrokozmik boyutu bilmek ve onu aşmak gerekiyor. Aleme yükseliş, insanın kendisine ait bilgiye vakıf olmasıyla gerçekleşebilir.
Gerek sesler arasındaki ilişki zenginliği ve seslerin uyumlu kullanılışı, gerekse insan ruhu üzerinde bıraktığı tesirler, düşünürleri mûsikî hakkında “Kosmosun bir ifadesi” yorumunu yapmaya yöneltmiştir. Çünkü kozmos , bu düşünürlere göre bir “Harmonia(uyum)” idi. Mûsikî de sesler arasında bir harmonia’yı yansıtmaktadır ve adeta kozmik harmoniayı ifade etmektedir.