Zihnimin içinde sıkıca düğümler atıp üstünden kalın yorgan iğneleriyle geçtiğim anıların tini kaçtı, anılar açılmaya başladı. Düşünmek istemiyordum ama biliyordum ki merhametinin sesini kesebiliyordun ama düşüncelerinin gırtlağını kessen bile konuşmaya devam edebiliyorlardı.
Belki de dünya gerçekten bir tiyatro sahnesiydi ve insanlar o tiyatro koltuklarına oturarak önlerine sunulanları izliyor, yaşıyor, hissediyordu. Oyun bittiğinde o koltuklar boşalıyor, yeni bir oyun için başka insanlar tarafından tekrar dolduruluyordu.