İnsanoğlu zamanın basından beri bir şeyler kesfediyor. Her ufkun ardında veni bir bilgi var. Her molekülün ardinda yeni
atom, her atomun ardında yeni atom altı parçacikları, yeni dalgalar var. İnsanoğlu kendisini hayrete düsürecek şeyler öğreniyor.
"Hypogeum" kelimesini, dünyanin gizemlerine merak duyan zeki inançsızlardan ve şüphecilerden başka kim duymuştur? Kelime, Yunancadan gelmektedir; "dünyanin altı"
anlamındadır (hypo "alt", gaia ise "dünya" demektir). Malta
Hypogeum'u (yer alt tapınaği) yüzeydeki izler kadar gizemlidir. Keşfedilmesi tamamen şans eseri olmustur. 1902 senesinde, bir inşaatçı, Malta'nin büyük limanınin beton iskelesinin
yakınında, yapıya uymayan, büyük, yassı bir taş levha buldu.
Kaldıraçla kaldırdığı taşın altında, derinliklere doğru gözden kaybolan, köşeli bir kuyunun ilerlediğini gördü. İnsaatçı, bu
konuda ağzını açmadı. Adanın etrafinda yer alt yapiları olduğundan haberdardı. Ağzını açmadı çünkü yetkililerin, insaatını durduracağından korkmuştu.