Gülsüm Güler

"Biz bir ümmetiz. Ümmeti olmakla şeref bulduğumuz canımız Peygamberimizin buyurduğu gibi biz, bir binanın tuğlaları gibiyiz. Aramıza konulmuş sınırlar, mesafeler, statüler, gönüllerimizin sıcaklığı ve yüreklerimizin aynı frekansla çarpması karşısında yok hükmündedir. O yüzden biz, Ebu'l-Hasan Harakâni'den ilhamla şöyle deriz: "Türkistan'dan Şam'a kadar olan sahada bir din kardeşimizin parmağına batan diken, bizim parmağımıza batmıştır; onun ayağına çarpan taş, bizim ayağımıza çarpmıştır. Onun acısını biz duyarız. Bir kalpte hüzün varsa, o kalp bizim kalbimizdir."
Reklam
"İsrail'in Filistin topraklarında gerçekleştirdiği işgalin en önemli ayaklarından biri, coğrafyaya yeni bir tarih ve karakter dayatma politikası olageldi on yıllardır. Aynı şeyi, Çin de Doğu Türkistan'da Uygurlara karşı tatbik ediyor. Yeni isimler, eskiyle irtibatı tamamen kopararak, düşünce dünyalarını yeniden şekillendiriyor. Yeni isimlendirmeler, yepyeni algıları ve imajları beraberinde getiriyor."
"Aslında, Holokost endüstrisinin tarih sahnesine çıkmasının nedeni, İsrail'in beklenmedik yenilgileri ve akabinde dışlanmaları ya da 1973 Ekim Savaşı'nın hafızalarda canlandırdığı Nihai Çözüm anıları değildir. Asıl neden, Ekim Savaşı'nda Sedat'ın gösterdiği etkileyici askeri gücün, ABD ve İsrailli politik elitleri Mısır'la bir anlaşma yapmaya ikna etmesidir."
"Holokost endüstrisi ancak İsrail'in karşı konulmaz askerî üstünlüğünü sergilemesinden sonra ortaya çıkmış ve bu aşırı İsrail üstünlüğününün ortasında gelişmiştir."
Doğu Türkistan Tarihi'ne Kısa Bir Bakışa
"İslam'ın ilk dönemlerinden itibaren Müslüman Arap fatihlerin gözüne kestirdiği Türkistan, bilhassa 800'lü yılların ikinci yarısında kitlesel biçimde İslamlaşmaya başladı. Mâverâu'n Nehr ve Horasan civarında 819'dan 1005'e kadar hüküm süren Sâmânoğulları döneminde Türkistan her açıdan zirveyi yakalarken, aynı dönemde Türkistan'ın doğu kesiminde Uygurların hâkimiyeti başladı. Cengiz Han ve ordularının 1219'da Otrar'dan başlayan istilası Türkistan'da büyük bir yıkıma yol açtı, ancak coğrafya 1369'dan itibaren Emir Timur'un demir yumruğu altında yeniden toparlanacaktı. Cengiz'in ikinci oğlu Çağatay Han'ın ardıllarıyla birlikte, Türkistan'ın idari ya- pısı batı ve doğu olarak iki kola ayrıldı. Bu ayrım, sonraki yüzyıllarda giderek keskinleşti; Batı Türkistan ve Doğu Türkistan müstakil birer bölgeye dönüştü. Timur'un 1405'teki ölümüyle Batı Türkistan tarihinde bir dönem kapandı ve coğrafya kendi içinde birbiriyle mücadele eden yönetimlere bölündü. 1800'lerin ikinci yarısında Rus Çarlığı'nın bölgeyi istilasına kadar, Batı Türkistan özellikle üç yönetim arasında paylaşılmıştı: Hîve Hanlığı, Buhara Hanlığı ve Hokand Hanlığı. Ruslar, Batı Türkistan'da önce "himaye" yönetimleri kurdu- lar, 1917'den itibarense bölgenin tamamı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne dahil edildi."
Reklam