Gülsüm Tekin Dara

Gülsüm Tekin Dara
@gulsumtekindara
Gerçek hikâyeleri yazıya dönüştüren bir kadınım. Kelimelerle iyileşiyor, duygularla yol alıyorum. Toksik Yaşamlar ile görünmeyeni görünür kılmaya, kalplere dokunmaya geldim. Hayatın içinden yazıyor, içtenliği seçiyorum.
Güzellik uzmanı ve Yazar
Hatay
Nisan 2025 tarihinde katıldı

Gülsüm Tekin Dara

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
0/50 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
50 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
4 günde 1 kitap okumalı.
Reklam
📖Bir de Neyde Dinle: Karakterlerin içlerinde sakladıkları, belki kendilerine bile itiraf edemedikleri sırlar, okuyucunun yüreğine dokunuyor. Bu kitap, bilinçli düşüncenin ötesine geçerek, kalple ya da sezgiyle anlaşılan duyguların dünyasına açılan bir kapı gibi.😇
Bu kitap, insan ruhunun en gizli köşelerine dokunan, derin bir içsel yolculuğu anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe sadece bir hikâyeyi değil; insanların yaşadığı kayıpları, kalp kırıklıklarını, derin yalnızlıklarını hissediyorsunuz.
📌 “Ev, insanın ruhudur.” Ev yalnızca bir yapı değil; anıların, hayallerin ve bilinçdışı duyguların şekillendiği bir iç dünyadır. 📌 “Köşeler bizi düşlere daldırır.” Bachelard’a göre bir köşe, yalnızca mekânsal bir alan değil, insanın içine döndüğü, kendine ait bir evrendir. 📌 “Bir çekmeceyi açmak, bir ruhu aralamaktır.” Gizli bölmeler, dolaplar ve sandıklar; bilinçaltımızın sakladıkları gibi, insanın en derin yönlerini taşır. 📌 “Hayal gücü mekânda kök salar.” İnsan, hayal gücünü soyutta değil, çoğunlukla mekânla ilişki içinde kurar. Bir oda, bir merdiven, bir çatı katı; zihinsel yolculuğun başlangıç noktalarıdır. ⚡️Bazı bölümlerde kelimeler beni içine çekmekten çok, uzağa itti.” Kitap felsefi olduğu kadar şiirsel bir dille yazılmış. Fakat bu şiirsellik yer yer anlaşılmazlığa dönüşüyor. Bazı paragrafları defalarca okumak zorunda kaldım ama yine de tam olarak ne demek istediğini kavrayamadığım anlar oldu.
1. “İnsan bir kez yalnız kalmaya görsün, artık hep bir boşluk arıyor.” 2. “Hatırlamak, aslında unutmamak için verilen bir mücadeledir.” Ağır Melankoli ve Yavaş Tempolu Anlatım👇 Kitabı okurken en çok hissettiğim şeylerden biri, melankolinin yoğunluğuydu. Elbette bu duygusal derinlik kitabın en güçlü yanlarından biri olabilir; fakat bir yerden sonra beni fazlasıyla yorduğunu fark ettim. Hikâye sürekli içe dönük, ağır ve durağan bir tempoda ilerliyordu. Aksiyon ya da sürükleyicilik arayan biri için bu atmosfer biraz sıkıcı gelebilir. Bazı bölümlerde olaylar değil, karakterlerin iç konuşmaları ya da düşünce kırıntıları ön plandaydı ve bu da anlatımı zaman zaman ağırlaştırıyordu.