Saliha

Saliha
@gunperest
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Tekvir,29
"o kadar halsiz hissediyorum ki! sanki kemiklerim çürüdü gibi hissediyorum. yemek yemiyorum diye kızıyor annemler. sanki ben çok memnunum! ne yiyeceğim sanki? ben zaten kendim olmayı evin kapısından dışarı adımımı attığım anda bırakıyorum. dışardaki ben, ben değilim ki! boğuluyorum sanki insanlardan. kimse yokken ne kadar da eğlenceli ve mutlu bir insanım. orada çalan eğlenceli şarkıları da biliyordum! orada eğlenmek istesem eğlenirdim de! ama insan içine karışamıyorum işte. herkes beni konuşuyor gibi hissediyorum. halbuki yok öyle bir şey, bunu da biliyorum. bilmek daha çok acı veriyor ya zaten! hep başkalarının sevgisini bekliyorum. bütün hayallerimde hep bir başkası bana değerli olduğumu, beni her şeye rağmen seveceğini, iyi gittiğimi söylüyor. bu durumu hiç sevmiyorum. bu benim yalnız, aslında yapayalnız olduğumu gösteriyor çünkü. 17 benim beklediğim gibi geçmiyor. 17 yaş küçükken ne kadar da özel gelirdi bana! bir çiçek bahçesi gibi hayallerimde kokardı. şimdiyse hiçbir şey yok. kötü bir koku bile yok ve emin olun bu çok daha kötü bir şey. bu hissizleştiğimi gösteriyor çünkü. ama yine de içimdeki umut bitmiyor. onu söndüremiyorum. hep bağırıyor bana dayan diye. sen boşuna yaratılmış olamazsın! bunca his, bunca düşünce asla boşuna değil, şükret diyor. belki kendi hayalini yaşamıyorsun ama illaki başka birinin hayalini süsleyen o hayatı yaşıyorsun. şükret! 🐣"
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"çok değiştiğimi hissediyorum. bence çok acımasız bir insan oluyorum. önceden daha ince ve detaylı düşünürdüm. gerçi bundan da nefret ederdim ama simdi de git gide umarsızlaşıyorum gibi..annem,babam,ailem..onlar olmasa nefes alamaz olurdum, korkardım, onlari yanimda hissetmem gerekirdi. hal ve hareketlerinde mana aramazdim,sorgulamazdim.daha duz bir beynim ve sade,saf, masum bir kalbim vardi.simdiyse beynim adeta bir labirente donustu.onun girift sokaklarinda ben bile kayboluyorum! kalbim göğsümde atan bir organa dönüştü yalnızca.ruhum küçüldükçe küçüldü, artık göremiyorum onu.. önceden neşe sacardi halbuki.bir nefret hissediyorum, bir sevinç..kendi kendimin başını döndürüyorum!"
bazı şeyleri anlamak zor geliyor insana.mesela senin için uğraşan ne kadar çok insan olduğunu bilmek, rabbinin olayları sırf sen iyi ol diye ayarlaması ama onları fark etmemek, belki de edememek.zamanı damarlarında hissetmek ..onun geçişini anlamak.dunyanin hep döndüğünü ve akışın hiç durmadıgini anlamak...annemin içinde kalan hayalleri..ve bir daha asla acilmamak uzere kapanmış üstu tozlanmis dusleri ... babamin iz birakma çabası..ve daha bircok şey! ve bence bu büyümek falan değil. bu benim!
demiş ya şair "ben bu çağdan nefret ettim.etimle kemiğimle nefret ettim." diye. bu çağı nefret edilesi olmaktan kurtaracak olan bizler değil miyiz? dünyanın dört bir yanı yanıyor, bizim bağrımız yanıyor! her şeyi görmezden gelip kendimizi düşünmek.. bu ne kadar kolay değil mi? tak kulağına kulaklığını bombalar patlasın ardında! ne fark eder değil mi? sen kendini avut ,senin için bir asker yere düşer nasıl olsa değil mi? bir ana ağlasın, bir baba yıkılsın, sana ne! yıkık dökük bir evde yetim çocuklar ağlaşa dursun, anaları küçüldükçe küçülsün, yok olsun! o senin için onlardan vazgeçti. o sen bunları rahat evinde oku diye kendinden, gençliğinden, hayallerinden vazgeçti! düşün, silkelen ve kendine gel! sen boş yere yaratılmadın ve senin evelallah her şeye gücün yeter!
bugun ay biraz hüzünlü gibi.. sanki halime ağlıyor. halbuki ben de kendimi kurtaramıyorum! kendi kalbime yabancı gibi hissediyorum!