Ortadoğu halkları, güçlü ve muktedir yöneticilerden hoşlanır. İlerleme ve kalkınma da, "toplumsal konsensüs" yerine muktedir idarecilerin icbarıyla gerçekleşir.
Günümüzde Ortadoğu ve İslâm dünyasındaki Sünni siyasal hareketlerin tamamına yakını, ilhamını İhvân'dan almıştır. Türkiye'de Refah Partisi çizgisi, Filistin'de Hamas, Tunus'ta Nahda Hareketi, Yemen'de Islâh Hareketi, Pakistan'da Cemaat-i İslâmi gibi çok sayıda oluşum, akla ilk gelen örneklerdir.
Mısır'da hangi yönetim ve zihniyet işbaşında olursa olsun, Filistin'le ilgili bütün konularda Kahire söz sahibidir. Günümüzde, Filistin cephesindeki iç çatışma ve kamplaşmalarda, Mısır devrededir. Hamas yönetimi, Gazze'yle ilgili meseleleri Kahire'yle ve Mısır istihbaratıyla müzakere eder. Filistin'de ittifaklar ve birlik hükümetleri, Kahire'nin hakemliğinde oluşturulur. Barış süreçlerini Kahire takip eder. Tüm bunlar, coğrafi konumun bölge siyasetine direkt etkisinin göstergeleridir.
milliyetçiliklerin artık çoktan canlanıp uyandığı günümüzde, “Osmanlı mazisi”, Ortadoğu coğrafyasına nüfuz etmede Türkiye'nin hem şansı hem de dezavantajıdır. Bölge halklarının şuuraltında hâlâ yaşayan "bir zamanlar onları yönetmiş olduğumuz" gerçeği, kullanılmadığında, yaygın bir antipati ve karşıt propaganda kampanyasına dönüştürülme potansiyeline sahiptir.