Ağlayın, çocuklar!.. Mazlûmun, kendinde kıyılana, zalimin de kendinde kıydığına ağlayın! Mazlumun hesabı görülür; ya zalimin kaybettiği?.. Gözyaşına ulaşılmadıkça ele geçmez. Zalime daha çok ağlayın, çocuklar; zalimde beni ve kendinizi görün, ona daha çok ağlayın! Bir gözyaşı çetesi kurun, beni Reis seçin; ve insanlara gözyaşını öğretinceye kadar delik deşik edin onları, bıçaklarınızla, kurşunlarınızla... (Etini cebine götürerek bıçakları işaret eder.) Ama bu bıçaklarla değil, ıslak kirpiklerinizle...
Çocuklar, insana acıyın! Kendinizden başka kimsede suç aramayın! Eğer yankesici ciğerlerinizi söküp götürmeğe geliyorsa, ciğerlerinizi muayeneden geçirin!... Ne suçu var, diye...
Ortadoğu halkları, kendiliğinden bir araya gelmez. Tarihte olduğu gibi, güçlü bir liderin yine zor kullanarak bölgeye nizamat vermesi gerekir. Tarihsel tecrübe, bunu göstermektedir.
Ortadoğu halkları, güçlü ve muktedir yöneticilerden hoşlanır. İlerleme ve kalkınma da, "toplumsal konsensüs" yerine muktedir idarecilerin icbarıyla gerçekleşir.