Daha önce 2 ciltlik baskıyı okumuştum ve hayran kalmıştım, çok kez altını çizdim. Tek ciltlik kitabı gördükten sonra satın alıp başucu kitabı yaptım. Çeviri olarak 2 ciltlik olan daha hoş geldi.
Yazarın kendi yaşantılarını, çalışmalarını, fikirlerini muntazam bir dille anlatan felsefi-edebi eser..
“__Kendimi tamamen en kârlı köşeye atabilir ve kalemimi kopyacılıkta kullanacak yerde, onu başlangıçta kazandığım ve sürdürebilecek durumda olduğumu sezdiğim başarı sayesinde tamamen iyi kitaplar yayımlama çabasına azıcık da yazar manevraları katarak, beni bolluk hatta büyük zenginlik içinde yaşatabilecek yazılara adayabilirdim. Ama ekmek parası için yazmanın çok geçmeden dehamı boğacağını, kalemimden çok kalbimde yaşayan ve sadece onu besleyebilecek tek şey olan yüksek ve gururlu bir düşünce biçiminden doğmuş bulunan yeteneğimi öldüreceğini seziyordum.
Satılık bir kalemden, sağlam, büyük hiçbir şey çıkamaz. Zorunluluk, belki de açgözlülük, bana iyi olmaktan çok, hızlı yazdıracaktı. Başarı ihtiyacı beni entrikalar içine atmasa bile, yararlı ve doğru şeylerden çok, kalabalığın hoşuna giden şeyler söyletecekti ve seçkin bir yazar olabilecekken, bir kağıt karalayıcısından başka bir şey olamayacaktım..__”