Visal
Beni zaman kuşatmış, mekân kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde verâlar, ışık başka, nur başka; Bir ânlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükût, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icat eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı âlemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hâtıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda! (1982)
Sayfa 233 - BÜYÜK DOĞU YAYINLARI·Kitabı okuyor
Duymuşsundur elbette güvercinleri, Gelen en uzak ülkelerden Kavuşmak için yuvalarındaki yavrularına ve yiyeceklerine. Böyledir kargalar da, yalnız bazı önemli farklarla: Hizmetindedir barışın haberci güvercinler, İletir savaş buyruğunu kargalar.
Reklam
Bu ağıdı öldüğün için söylemiyorum Sen ölmedin Rüveyda; at vuruldu; ben öldüm Her hamlesi bir tabut şimdi bakışlarının Yıkayıp kefenledin; mehtabına gömüldüm Her iklime kanatlı bir haberci salsınlar Çağır âşıklarını; namazımı kılsınlar Duysun âlem ateşin dağı erittiğini Bu illetin taşları bile çürüttüğünü
Antonius`a bağlıydın Kleo , Caesar`ın bıcağına gelesin
KLEOPATRA Pek nazik haberci, git söyle büyük Caesar’a: Zafer saçan elini öperim; hemen hazırım, de, Ayakları ucuna tacımı koyup önünde diz çökmeye; Onun dünyalara boyun eğdiren soluğuna Bağlıyorum Mısır’ın kaderini. Böyle de.
1000Kitap
Bu ağıdı öldüğün için söylemiyorum Sen ölmedin Rüveyda; at vuruldu; ben öldüm Her hamlesi bir tabut şimdi bakışlarının Yıkayıp kefenledin; mehtabına gömüldüm Her iklime kanatlı bir haberci salsınlar Çağır âşıklarını; namazımı kılsınlar Duysun âlem ateşin dağı erittiğini Bu illetin taşları bile çürüttüğünü
Sayfa 20·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam