İnsanın bir şeylere yeniden başlama arzusu önemsiz gibi görünse de aslında beyaz bir sayfaya atılan ilk imzadır. O küçücük gibi görünen arzu her şeyin başlangıcı olarak kabul edilir. Öyle ki üstünü kapattığımız, görmezden geldiğimiz, hatta kendimize bile itiraf edemediğimiz konuları masaya yatırıp, her zamankinin aksine içinden çıkabildiğimizde; işte o an, aralık duran kapıların tamamen açıldığı andır.
Ve o kapılar açıldığında insan fark eder: Aslında hiçbir şey tamamen bitmemiştir. İçimizde bir yerlerde hâlâ canlı kalan o istek, doğru zamanı ve iyileşmeyi bekliyordur.
Belki de yeniden başlamak, en başa dönmek değil; kendimizi daha iyi tanıyarak, daha sağlam adımlarla ilerlemektir. Ve insan en çok da bunu fark ettiğinde güçlenir: Kendini dinleyip düşüncelerine yön verdiğinde her şey daha anlaşılabilir ve katlanılabilir olacaktır.