#kitapvecayy_
• Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), meddahların ağzına toprak saçmamızı emretti. Kaynak : Tirmizi, Zühd 55, (2396) ( Meddah : Çok aşırı öven. )
Sayfa 50
TAM DA BUGÜNLERİ ANLATMIŞ …
Halifet Gazi : ‘Müslümanların birliği hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Muhyiddîn-i Arabî : ‘Eshâb-ı Kirâmdan Ebû Hüreyye (r.a.) hazretlerinin haber verdiği hadîs-i şerîfte , “Bir zaman gelir ki , müslümanlar birbirinden ayrılır, parçalanırlar. Şerî’ati bırakıp , kendi düşüncelerine , görüşlerine uyarlar. Kur’an-ı kerîmi mizmarlardan , yani çalgılardan şarkı gibi okurlar . Allah için değil, keyf için okurlar . Böyle okuyanlara ve dinleyenlere, hiç sevâb verilmez . Allahü teâla bunlara la’net eder. Azâb verir.’ Buyuruldu.
Reklam
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: «Şüphe edilen altını, ateşle muayene ettikleri gibi, Allahü Teâlâ, insanları dertle, belâ ile imtihan eder. Bazısı belâ ateşinden hâlis olarak çıkar. Bazısı da bozuk olarak çıkar.
Sayfa 763Kitabı okudu
Musa aleyhisselâm hastalanmıştı. İlacını söylediler. İlaç istemem. Allahü Teâlâ şifasını verir, dedi. Hastalık uzadı ve ağırlaştı. Bu hastalığın ilacı bellidir, az zamanda iyi olursunuz, dediler. Hayır, ilaç istemem», dedi ve hastalık arttı. O zaman vahiy geldi: «İlaç kullanmazsan, şifâ ihsan etmem», buyurulunca, ilacı içti ve iyi oldu. Fakat kalbine bir şey geldi. Vahiy gelip, Allahü Teâlâ buyurdu ki: "Sen tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek istiyorsun. İlaçlara, faydalı te'sirleri kim verdi? Elbette ben yaratıyorum." Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Mûsa (aleyhisselâm), «Ya Rabbi! Hastalığı yapan kimdir, hastalığı iyi eden kimdir?», dedi. Cenâb-ı Hak buyurdu ki: Her ikisini de yapan Benim». O hâlde, tabibe ne lüzum var?», deyince, Onlar, şifâ için yarattığım sebepleri bilir ve kullarıma verir. Ben de onlara, bu yoldan rızık ve sevab veririm», buyurdu.
Sayfa 762Kitabı okudu
Hadis-i şerifte, «Allahü Teâlâ boş duran genci sevmez», buyuruldu. Bunun için buyurdu ki, boş oturan genç, şeytanın vesvesesinden kurtulamaz ve şeytan onun arkadaşı olur. Kalbi şeytanın yuvası olur. Allahü Teâlâ'nın zikri hariç onu bir şey oradan atamaz. Ya bir meslekte, ya bir hizmette, yahut da bir işde çalışmalıdır ki, kendisini şeytandan meşgul etsin. Böyle bir kimsenin halvette (yalnız bir yerde) oturması doğru olmaz. Kalb işinden âciz olan kimselerin, bedenlerini meşgul etmeleri gerekir.
Sayfa 618Kitabı okudu
Hadis-i şerifte, «Mü'min günahını, üstünde bir dağ gibi görüp, üzerine düşeceğinden korkar. Münâfik ise, sinek gibi burnuna konup uçacak şekilde görür», buyuruldu. Demişlerdir ki: «Afvedilmeyen günah, kulun hafif gördüğü, keşke günahlarım hep böyle olsaydı, dediği günahtır. Allahü Teâlâ'nın Celâlini daha iyi bilene, küçük günah da daha büyük görünür.
Sayfa 601Kitabı okudu
Reklam
76 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.