Algernon’a Çiçekler beni çok etkiledi. Kitabı okurken Charlie’nin yazılarının da onunla birlikte değiştiğini fark ediyorsun; başta karışık ve zor, sonra çok düzgün ve akıcı. İlk başta neden böyle olduğunu anlamıyorsun ama sonra o iyileşme sürecini onunla birlikte yaşadığını hissediyorsun. Sanki sadece okumuyorsun, onunla beraber öğreniyor, fark ediyor ve büyüyorsun.
Zekâsı arttıkça Charlie sadece düşünmeyi değil, sevmeyi, bağlanmayı ve hayal kırıklığını da öğreniyor. Sevmenin ne olduğunu, birine değer vermenin ne demek olduğunu fark ediyor. Ama bu fark ediş, mutlulukla birlikte yalnızlığı da getiriyor.
Sonra her şey yavaş yavaş geri gitmeye başladığında insanın içi gerçekten burkuluyor. Çünkü artık neyi kaybettiğini biliyor. Bir zamanlar sevdiği, bağ kurduğu insanların onu yeniden hiçbir şey hatırlamıyormuş gibi görmesi çok ağır. Bu sadece Charlie için değil, çevresindeki insanlar için de acı bir durum.
Kitap bana şunu hissettirdi: Bazen bilmemek daha hafif olabilir ama bilip yaşamış olmak da çok kıymetli. Ağır ama çok güzel bir kitaptı.