Kesin olansa, gringo'ların her şeyi beraberlerinde götürdükleriydi; para, aralık ayının meltemleri, ekmek bıçağı, öğleden sonra saat üçteki gökgürültüleri, yasemin kokusu, aşk.Yalnızca tozlu bademler, kireçli sokaklar, insanların suskunluğunun paslandırdığı çatılarıyla, anıların yıkıp harabeye çevirdiği ahşap evler kalmıştı geriye.