• Yağmurun bana verdiği ayrı bir mutluluk var. Elbisesi yeni alınan kız çocuğu gibi dönmek, eteklerimi savurmak istiyorum.
    "Üsküdar'a Gider İken"i mırıldanarak şemsiyemi çevirmek, fütursuzca ve nefesim kesilene kadar koşmak, oluşan küçük su göletlerine basıp korkmadan ıslanmak...

    ...
    https://m.youtube.com/watch?v=IZhfCyVntRk

    Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur
    Kâtibimin setresi uzun eteği çamur
    Kâtip uykudan uyanmış gözleri mahmur
    Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır
    Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır.

    Üsküdar’a gider iken bir mendil buldum
    Mendilimin içine de lokum doldurdum
    Kâtibimi arar iken yanımda buldum
    Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır
    Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır.
  • /...Bir duygu muydu aşk yalnızca, dimağımın bildiği
    Sende bulduğum şey huzur ki ömrümce aradığım
    O şuh bakışlarında ah!
    Gizlenmiş meğer minel aşk... /

    Ve sen…
    Her damak bir tat,
    Her dem bir vecd-i ahire,
    Her damlada bir cânsın,
    Yüreğim sende bî cân,
    Derman yaralı kalbime sevdan…

    Ey yar! halet-i ruhiyem feci halde
    Ama gözlerim sende görür tek çerağ
    Müşkülden çıkarsan, koymasan beni bu halde
    Hasretin istikbalime hüzünden bir çağ...

    Ey gül-i ruhsar,
    Cesede bir ruh elbisesi gerek,
    Gel ey yâr, sen sar…
    İşlesin tüm ateşin, bedenime…
    Aslı’nın Keremi, Leyla’nın Mecnun’u var
    İzin ver ben de senin gönlüne olayım yâr...

    Aşkın bende öyle bir ahval,
    Gönül hep elem,
    Maksuda erdir artık,
    Şair ettin, kalmadı devranda,
    Sıcak bir aguş…

    Ey yâr arş-ı alaya çıkar yüreğimi,
    Yağmurun taşırdığı nehirlere döneyim…
    Yalana meylet tüm bildiğimi,
    Ferman buyur, dizlerinin dibinde öleyim…

    Cân yâr...
    Yaradan aşkı sana yakıştırdı
    Bende ezelden ebedi mabedim eyledi...
    Ey huril-ıyn, köleyim gözlerine,
    Şu yarama bir nevaziş eyle,
    Nâzanın yetti artık, bu acziyetime…

    Sana gönül verdim ise,
    Harap eyle, yık mı dedim?
    Birer, birer ömrü alıp da
    Kemkıymet sat mı dedim?
    Neden dinlemezsin,
    Sarayımın terennümünü?

    Ey minel aşk!
    Duy feryadımı…
    Bir yaradana razı, bir de sana bu can...
    İstersen sev çokça, ister karar kıl azı…
    Zulmün bile güzel dedirtmez aman...

    /…Aşkın kalbimi nuş eyledi,
    Yaktı gönlümü yas eyledi,
    Gözüm yaşı aş eyledi,
    Veda vakti dar eyledi…/

    05.11.2011

    :KELİMELER:

    aguş: Kucak
    ahval: Haller. Vaziyetler. Oluşlar.
    arş-ı ala: Tanrının gökte bulunan kudretinin tecelli ettiği mekan.
    çerağ: lamba, kandil, güneş, sirac, mum.
    gül-i ruhsar: Gül yanaklı, gül yüzlü
    halet-i ruhiyem: Ruh Halim
    huril-ıyn: Ceylan gözlü Güzel (Göz ucuyla bakan)
    Kemkıymet:Değersiz, kıymetsiz.
    Maksud:İstenilen şey. İstek. Arzu. Gâye.
    minel aşk: aşkın elinden anlamına gelen tamlamadır
    Nâzan: Nazlı,Nazdar.
    nevaziş: Okşayış, iltifat.
    nuş: Tatlı şerbet gibi içilecek şey.
    terennüm: Yavaş ve güzel sesle şarkı söyleme.
    vecd-i ahire:Aşk, muhabbet. Kendinden geçecek, unutacak kadar İlâhî bir aşk hali.
  • Bazen şımarık bir kız çocuğu, bazen de dünyanın en yaşlı teyzesi...
  • Bir kitaba siftah atıp başlıyorsunuz ve daha ilk sayfalarda karşınıza çıkan cümle şu:
    "Asıl vahim ve acı olanı değeri bilinmemiş okuyucuların durumudur.Edebiyatçının eseri kalır,okuyucu ise ölür..." diye devam eden vurucu bir paragraf.Ne hissedersiniz? Ben kendimden geçtim ve yazarın benden geçer puan almasına yetti.Ilk kez Murat Uyurkulak okudum,eyvallah devamı gelecek dedim.
    Dokuz adet 'sağlam' öyküden oluşan bir kitap.
    'Tutkular Kitaplığı' öyküsü beni mest ederken,'Pembe' adlı öyküsü ağız dolusu kahkaha atmama,'Şarap' öyküsü ise bolca dalga geçmeme sebep oldu.Bir kitap beni değişik ruh hallerine sokup çıkarıp, resmen dalga geçiyorsa bu iticilik beni cezbediyor.
    Son sayfaya geldiğimde öykülerin farklı kalemler tarafından ortaklaşa yazıldığını öğrendim.Halet-i ruhiyem de hafif burukluk olsa da Har,Tol,Merhume adlı kitaplarının çok daha vurucu olduğunu okuyunca görmezden geldim.
    Emrah Serbes,Murat Menteş,Alper Canıgüz sevenler Murat Uyurkulak'ta sever diye düşünüyorum.
    Herkese keyifli okumalar
  • Pergamon'un Kızıl Avlusunda yeraltındaki mahzene kilitlenmiş, mahzenin küflü havasını ciğerlerine çekerken, üzerine iftira atılmış da sabaha aç kurtlara yem edilmeyi bekleyen ama "durun bu adam suçsuz" diyecek birini halen bekleyen umutlu bir Pergamon'lu gibiyim.
  • Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, 'Bu öyle olmayabilirdi!' düşüncesi...
  • Aziz Dostum
    İnsan ayrılığın kuşattığı yollarda kaldığı zaman bir olmanın tadına varabiliyormuş
    Film şeridi gibi geçen hayat değil tadına doyulmaz anılar var gözler önünde
    Rengarenk parçalardan oluşan tablonun tek siyah parçasının göze çarpması gibidir aziz insanlardan ayrılık
    Tüm renkleri unut ve neden burda yer edindiğimi düşün dercesine..
    Düşünürken gözlerini kısıp baktığın, göz kenarlarının kırıştığı her an gibi derin olduğun anları insan yoklukta farkediyor.
    Öfke, korku, pişmanlık, keşkeler, meğerler, oysalar hepsinin boş olduğu an.
    Mesafelerin hükümranlık sürdüğü merhametsiz topraklar..
    Son günlerde merhaba dediğim şu yukardaki halet-i ruhiyem..
    Toprağında gül bitmeyen, güneşi yakıcı, göğü bakılmaz olan, toprağı dayanılmazca kavruk ve ayakların çıplak olduğu bu hükümranlık son zamanlarda koşmakta, gitmekte olanı duyduğundan beri...
    Gidince hissedeceğimin belli olduğu soğukluk şu an avuçlarımda alev alev..
    Yanar gibi, yakar gibi değil ısıtır gibi, eritir gibi...
    Böyle dağınık düşüncelere yer veren bir ayrılık söz konusuysa insan hayatında,
    Dur durak bilmeyen hüzün ve mutluluklar bir aradaysa
    Her rengi olan değil benim her rengi bahşedebildiğim bir güzellik varsa yanı başımda
    Yol güzergahımdan ya bir dost ya bir sevgili geçmiştir ancak
    Bu yüzden
    Hoşgeldin, Hoş bıraktın.
    Fakat, amma velakin ve velhasıl kelam...
    Ne hoş ne de nahoş bırakma Aziz Dostum