Birinin bir yanlışına karşın onun iyiliği adına önüne onca şey sunarız ancak hiçbirisini dinlemez ve sizin dışarıdan gördüğünüz sonu o üstüne gide gide yaşar. Ancak o zaman dank eder.
Bu yüzden: “bir musibet bin nasihatten iyidir.” bana artık çok anlamlı geliyor, daha doğrusu; insan yaşamadan anlamak istemiyor. Seçimlerimize odaklı kaldığımızda yalnızca seçimlerimizden ibaretiz bizler, neyi hayatımızda seçiyorsak onu yaşıyoruz. Günün sonunda geriye baktığımızda kimimiz iyiki derken kimi ah! ya da keşke! demekle yetiniyor. Doğrunun veya yanlışın farkına varabilmek için doğrunun sesini tam olarak kapatmak yerine hafızaya alıp, edinebileceğimiz deneyimlerimize katabiliriz. Yani yeni birer yol inşa ederiz.