Halime ÇABUK

Bunu hak edecek ne yaptım ben?” dedi hıçkırarak. “İnsan hep hak ettiğini mi yaşar? Taif’te taşlanmak, Kabe’de üzerine deve leşi dökülmek, nasıl bir hak edişti? Söylesene? Unutma; iyilerin imtihanı kolay olsaydı Yaradan ‘Resulünü’ en sevdiğini zorluklarla imtihan etmezdi…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazı insanlar için eleştirmek ve kusur bulmak artık bir karakter özelliği değil, nefes almak gibi otomatik bir refleks haline geliyor Sen dünyanın en mükemmel işini de yapsan, o otomatik mekanizma yine bir "ama" bulacaktır. Sorun senin performansın değil, onun bakış açısı.
Şiddetin arkasında kopuş vardır. Kendinden kopuş. Bedenden kopuş. Duygudan kopuş. Aileden kopuş. Toplumdan kopuş. Doğadan kopuş. Ve en sonunda yaşamın kutsallığından kopuş. Bu kopuş büyüdükçe insan başkasına yaptığı şeyi “gerçek” olarak hissetmez. Bugün dünyada bu kadar kolay zarar verilebilmesinin nedeni budur. İnsanlar artık hissederek yaşamıyor; reaksiyonlarla yaşıyor. Reaksiyonla yaşayan insan, bilinçle değil dürtüyle hareket eder. Dürtüyle yaşayan insan da bir gün kendi karanlığının silahına dönüşür.
Tam gelişmiş kişiliğinizi koruyup aynı zamanda da Özü geliştiremezsiniz. Bu boş bir rüyadır ve kibirden kaynaklanır. Öz büyümeli, bense küçülmeliyim. Ezoterik öğretinin ardındaki yüce fikir budur. “size doğrusunu söyleyeyim yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, göklerin egemenliğine asla giremezsiniz.”
Dijital Dadılar , kaybolan bağlar ve Geleceğin Yok oluşu