Halime ÇABUK

İnsan kendini inşa ederken pek çok kaynaktan istifade eder. İyiye şahit olur, kötüye maruz kalır. Fena olanı tecrübe eder, ilahi olanı müşahede eder. Bir düalizm / ikilik her zaman vardır ve olmalıdır da. Bu ikisi bir bütündür esasen ve insan gelişiminde her ikisine de ihtiyaç vardır. Kişi kendine uygun olmayanı deneyimlemeden kendine uygun olanı nasıl bulur?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bunu hak edecek ne yaptım ben?” dedi hıçkırarak. “İnsan hep hak ettiğini mi yaşar? Taif’te taşlanmak, Kabe’de üzerine deve leşi dökülmek, nasıl bir hak edişti? Söylesene? Unutma; iyilerin imtihanı kolay olsaydı Yaradan ‘Resulünü’ en sevdiğini zorluklarla imtihan etmezdi…
Bazı insanlar için eleştirmek ve kusur bulmak artık bir karakter özelliği değil, nefes almak gibi otomatik bir refleks haline geliyor Sen dünyanın en mükemmel işini de yapsan, o otomatik mekanizma yine bir "ama" bulacaktır. Sorun senin performansın değil, onun bakış açısı.
Şiddetin arkasında kopuş vardır. Kendinden kopuş. Bedenden kopuş. Duygudan kopuş. Aileden kopuş. Toplumdan kopuş. Doğadan kopuş. Ve en sonunda yaşamın kutsallığından kopuş. Bu kopuş büyüdükçe insan başkasına yaptığı şeyi “gerçek” olarak hissetmez. Bugün dünyada bu kadar kolay zarar verilebilmesinin nedeni budur. İnsanlar artık hissederek yaşamıyor; reaksiyonlarla yaşıyor. Reaksiyonla yaşayan insan, bilinçle değil dürtüyle hareket eder. Dürtüyle yaşayan insan da bir gün kendi karanlığının silahına dönüşür.
Tam gelişmiş kişiliğinizi koruyup aynı zamanda da Özü geliştiremezsiniz. Bu boş bir rüyadır ve kibirden kaynaklanır. Öz büyümeli, bense küçülmeliyim. Ezoterik öğretinin ardındaki yüce fikir budur. “size doğrusunu söyleyeyim yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, göklerin egemenliğine asla giremezsiniz.”